sanat365.com

"sergi"

sanat365.com/blog365

Miro Yeniden İstanbul`da

26 Nisan 2018 Perşembe     122
Yirminci yüzyılın yetiştirdiği en önemli sürrealist ressamlardan Joan Miró’nun eserleri 4 yıl aradan sonra yeniden İstanbullu sanatseverlerle buluşacak. Küratörlüğünü sanat tarihçisi Jean Christophe Hubert’in üstlendiği sergide Miró’nun 300’ü aşkın orijinal eseri dünyada ilk kez UNIQ Expo’da bir arada sergilenecek. “Kelimelerin şiirleri, notaların müziği şekillendirmesi gibi ben de renklerle resmi şekillendiriyorum.” diyen Miró’nun sulu boyalar, baskı resimler, çizimler, kolajlar, mektuplar ve seramikten oluşan litografi ve gravür ağırlıklı en büyük grafik sanatı koleksiyonu sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Sadece resmin değil insan zihninin de özgürleşmesine yardımcı olan, özgürlüğü fethetme isteğiyle böylesine çeşitli, renkli, hareketli, sembollerle yüklü ve fantastik eserler üreten Miró’nun sergisi sürrealizm, çocukluğun rolü, özgürlük, renkler, sanatçının eli, sadelik, ve İspanya gibi birçok tema çevresinde kurgulanıyor. Sergi kapsamında Miro’nun eserlerini ürettiği litografi makinesi ve Palma de Mallorca’daki atölyesi ziyaretçilerin Miro’nun dünyasına bir adım daha yaklaşmaları sağlanacak. Belirlenen 40 eser çocukların sanata olan ilgisini arttırma misyonuyla çocukların göz hizasında olacak şekilde sergilenecek. Aynı zamanda Jean Christophe Hubert’in özel çabasıyla Miro’nun yakın arkadaşı Picasso’nun da 20 eseri sergi kapsamında İstanbullularla buluşacak.
sanat365.com/blog365

The Blended Exhibition: A Matter of Narrative

26 Nisan 2018 Perşembe     94
“The Blended Exhibition: A Matter of Narrative”, 5 genç kadın sanatçının; Cansu Topaloğlu, Meltem Şahin, Pınar Marul, Selver Yıldırım ve Sinem Uysal’ın eserleriyle “anlatı” kavramını ve bu kavramın her anlatımda geçirdiği değişimi irdeliyor. #walktoBLACK etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen sergiye, yerel sanat ve sanatçılara destek olmayı hedefleyen Room & Rumours Art Department ev sahipliği yapıyor. Gündelik hayatı sanatla harmanlayarak zenginleştirici bir yolculuğa dönüştürmeyi hedefleyen #walktoBLACK, sanata verdiği desteği uzun soluklu projelerle sürdürüyor. Bu kapsamda Gözde Filinta’nın küratörlüğünde hazırlanan “The Blended Exhibition: A Matter of Narrative” sergisi, Room & Rumours Art Department ev sahipliğinde hayata geçiriliyor, 26 Nisan-26 Mayıs 2018 tarihleri arasında görülebiliyor. Farklı biçimlerin harmanlandığı ve “anlatı” kavramının incelendiği sergide; Cansu Topaloğlu dijital sanat, Meltem Şahin illüstrasyon Pınar Marul heykel, Selver Yıldırım resim ve Sinem Uysal video sanatı eserleriyle yer alıyor.
sanat365.com/blog365

Kaf Dağı`nın Ardında sergisi dijital ortamda

26 Nisan 2018 Perşembe     92
Arter’de 12 Eylül 2017–18 Şubat 2018 tarihleri arasında gerçekleşen CANAN’ın “Kaf Dağı’nın Ardında” isimli sergisi üçboyutlu olarak dijital ortama aktarıldı. Arter’in Oddviz kolektifiyle yaptığı işbirliği sonucu CANAN’ın büyük ilgi gören “Kaf Dağı’nın Ardında” sergisi dijital görüntüleme teknikleri kullanılarak üç boyutlu belgelendi. Oddviz’in, serginin üçboyutlu modelini oluştururken başvurduğu fotogrametri tekniği, bir nesnenin farklı noktalardan çekilmiş yüzlerce fotoğrafının mekânsal koordinatlar ekseninde birleştirilmesine dayanıyor. Çağrı Taşkın, Serkan Kaptan, Erdal İnci’den oluşan kolektif, serginin açıldığı günden itibaren her hafta düzenli çekimler yaptı ve çektikleri binlerce fotoğrafı dijital ortamda işler arasındaki mekânsal bağları gözeterek birleştirdi. İki boyutlu yapıtların yanı sıra, mekânı kullanan büyük ölçekli yerleştirmelerin de yer aldığı sergi böylelikle bir haritacı titizliğiyle belgelenmiş oldu. “Kaf Dağı’nın Ardında” sergisinde mistik, sembolik, şaşırtıcı ve oldukça cazibeli bir evren yaratan CANAN’ın bu sergi için üretmiş olduğu pek çok yerleştirme dijital ortamda izleyicilerle buluşmaya devam edecek. Başlığını Arap ve Fars kozmolojisinin efsanevi Kaf Dağı’ndan alan sergi, sanatçının pratiğini Cennet, Araf ve Cehennem kavramlarıyla okumayı öneriyordu. CANAN’ın ışık/gölge, iyi/kötü, içsel/dışsal, gerçeklik/hayal, aydınlık/karanlık gibi ikiliklere dayanan ve insan ruhunun bastırılmış yönlerini, cinleri, gerçeküstü yaratıkları ve arketipleri ele alan yeni üretimleri Arter’in üç katına yayılıyordu. Bu üç kat artık aşağıdaki linklerin görüntülendiği bilgisayarlarda fareyi oynatarak gezilebilir. Dijital sergi gezinizi sanal gerçeklik (VR) gözlükleri ile veya tam ekranda HD ayarlarda yapmanızı öneririz. Arter gelecekte düzenleyeceği sergileri içeriklerine uygun yöntemlerle dijital platformlara taşıyarak zaman ve mekân sınırlarını kaldırmayı; muhtelif sebeplerle Arter’i ziyaret etme imkânı olmayan izleyicilerine de sergilerine erişmenin alternatif yollarını sunmayı hedefliyor.
sanat365.com/blog365

Satın Alma Sahiplen

9 Nisan 2018 Pazartesi     138
Hayatımızın vazgeçilmez parçalarından biri de yaşadığımız dünyadaki diğer canlılardır. Bizimle birlikte "var" olma hakkına sahip olan bu canlıların çoğu günümüzde terk ediliyor, sokağa atılıyor ve unutuluyor. Duyarlı insanlara ihtiyacı olan bu dostlarımız için ÖzdilekPark İstanbul, önemli bir sosyal sorumluluk projesinin altına imza atıyor. Proje kapsamında Mehmet Turgut’un objektifine gülümseyen köpekler, yeni yaşama merhaba demek için dostlarını bekliyor. Günümüzde sokak hayvanlarının sayısı gün geçtikçe artıyor. Her ne kadar sahipsiz hayvanların sağlığını ve yaşam haklarını korumak duyarlı insanlara düşen bir sorumluluk olarak kabul edilse de kediler ve köpekler, açlığa, insan şiddetine ve akıl almaz işkencelere maruz kalıyor. Bu nedenle de her yıl 4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü olarak kutlanıyor. Bu farkındalık günü için ÖzdilekPark İstanbul, önemli bir sosyal sorumluluk projesine imza atıyor. Proje kapsamında ÖzdilekPark İstanbul, Türkiye’nin en önemli fotoğraf sanatçılarından biri olan Mehmet Turgut ile Fatih Belediyesi Yedikule Hayvan Barınağı’na terk edilmiş köpeklerin fotoğrafını çekerek, 4 - 15 Nisan tarihleri arasında “Dost Satın Alınmaz Fotoğraf Sergisi” düzenliyor. Terk edilmiş hayvanları sahiplendirmek için bu farkındalık projesine imza atan ÖzdilekPark İstanbul, yeni yaşama merhaba demek isteyen dostlarımızın yeni arkadaşları olmanız için sizi Dost Satın Alınmaz Fotoğraf Sergisi’ne davet ediyor.
sanat365.com/blog365

Teoman Südor, Sonsuzluk

24 Mart 2018 Cumartesi     170
"Çizgi kutsaladır. Noktanın hareketi çizgiyi meydana getirdiğine göre bu noktanın çekirdeğinin `merkezinde` insanlığın kültür ve özgürlüğü vardır." Teoman Südor 55 yıllık sanat yaşamını geride bırakanduayen sanatçı Teoman Südor’un sanatçı olarak zaman ve mekandan soyutlanmış doğa, ışık ve felsefe üzerine kurduğu ‘Sonsuzluk’ adlı resim sergisi 7 Nisan’ dan itibaren Galeri Diani’de! Teoman Südor’ un "Sonsuzluk" adlı kişisel sergisi 7-28 Nisan 2017 tarihleri arasında Galeri Diani’ de gerçekleşiyor. Serginin adından da anlaşıldığı üzere sanat yaşamında edidiği deneyimlerini çok daha fazla yalınlaştırarak , çok daha fazla dinginleştirerek ama paletindeki renkleri çok ama pek çok arttırıp zaman ve mekan ögelerini birbiri içinde eriterek doğa ve insanın sonsuz döngüsünü sorguluyor. Teoman Südor’ un yapıtları her sergisinde olduğu gibi bir önceki sergisinin adeta devamı niteliği taşıyor. Sanatçının neredeyse ellibeş yıldır ürettiği yapıtlar yaşamın düşünsel algısını oluşturuyor. Prof. Ayla Ödekan’ ın dediği gibi ‘Südor’un tanımladığı uzamda gökyüzü ile yeryüzü bir dialog içindedir ve Prof. Nükhet Güz’ün dediği gibi ‘Işığı öylesine düşünsel öylesine yetkin kullanır ki... Işığın Efendisidir. Bu kişisel sergisinde sanatçı yağlı boya tabloları ile izleyiciyi ; dolambaçsız, yalın ama bir o kadar da simgesel anlatımıyla içsel bir yolculuğa çıkartacak. Galeri Diani’nin son beş yıldır gelenekselleştirdiği sanatçılar, eleştirmenler ve izleyicilerin katılımıyla gerçekleştirdiği sergi üzerine yapılacak olan söyleşi ise 21 Nisan 2018 tarihinde gerçekleşecek.
sanat365.com/blog365

Alfonso Ruiz Felipe, Mareas/Gelgit

24 Mart 2018 Cumartesi     183
Türkiye’de başarılı çalışmalara imza atan Alfonso Ruiz Felipe’nin ‘Mareas/Gelgit’ isimli seramik sergisi 14 Mart – 16 Nisan tarihleri arasında Trump Art Gallery’de sanatseverlerle buluşuyor. Sanatçı, hayatın dalgalarını ve gelgitlerini yansıtan eserlerinde ışık ve gölge oyunlarına da yer veriyor. Eserlerinde renk-biçim denemesi yapan ve her bir seramik çalışmasını yalnızca elleriyle şekillendiren İspanyol sanatçı Alfonso Ruiz Felipe, ‘Mareas/Gelgit’ isimli sergisini Trump Art Gallery’de (TAG) sanatseverlerin beğenisine sunacak. Küratörlüğünü Kenan Bahar Derre’nin yaptığı, birbirinden renkli ve zarif dokunuşlu yaklaşık 40 farklı eserin yer aldığı sergi, 14 Mart – 16 Nisan tarihleri arasında Trump Art Gallery’de (TAG) sanatseverlerle buluşacak. Hayatın dalgalarını ve küçük & büyük gelgitlerini eserlerine yansıtan Alfonso Ruiz Felipe, yarattığı tanımsız formlu seramiklerin bazılarını ahşapla buluşturuyor, bazılarını da ışık ve gölge oyunlarıyla süslüyor. Eserlerinde elle şekillendirilmiş amorf formlar tercih ederken, yarattığı tanımsız formlarla anın duygusunu yakalamayı ve bunu sırlama tekniğiyle birleştiren sanatçı “Gelgit`li günlerden geçiyoruz” diyor ve şöyle devam ediyor: “Dünya dağılıp dağılıp tekrar birleşiyor. Hayatlarımız bizim kararlarımız dışında şekilleniyor. Ve biz bazen dalgalı, bazen durgun; bazen mutlu oluyor, bazen içe kapanıyoruz. Gelgit`ler bittiğinde arta kalanlardan yeni bir hayat, kendimizden yeni bir kimlik yaratıyoruz. Seramikler de öznesi olduğumuz hayat gibi, dipten gelen bir duyguyla çoğu zaman tesadüfi, çamurun ve sırrın benden bağımsız kararıyla şekilleniyor. Ateşin, suyun, havanın, rengin ve hayatın dalgalarını, büyük küçük gelgitlerin izlerini taşıyor” diyor. *Alfonso Ruiz Felipe Hakkında: 1969’da İspanya’da doğdu. Suriye, Lübnan, Beyrut ve Mısır’ın ardından Türkiye’ye gelen Alfonso Ruiz Felipe, 2006 yılında arkadaşları aracılığıyla Caferağa Medresesi’nde seramik ile tanıştı. Hızlı bir biçimde seramik alanında kendini geliştiren sanatçı, 2013 yılında Taksim Atatürk Kitaplığı sergi salonunda ikinci sergisini açtı. Türkiye ve İspanya`da pek çok karma sergiye katıldı. Çalışmaları Madrid Reina Sofía Modern Sanatlar Müzesi butiğinde hala satılmaktadır. 14 yıldır Türkiye’de yaşayan ve Türkiye’de pek çok başarılı işlere imza atan Alfonso Ruiz Felipe,seramik çalışmalarını İstanbul`da sürdürmektedir.
sanat365.com/blog365

Seydi Murat Koç, İç Zaman

24 Mart 2018 Cumartesi     164
Seydi Murat Koç’un İç Zaman isimli yeni sergisi 7 Nisan tarihine kadar ddesign gallery’de görülebilecek. Hasan Bülent Kahraman’ın küratörlüğünü üstlendiği sergi, sanatçının 2016 yılında hayata geçirdiği Vertigo ve Yerçekimi serisinin devamı niteliğini taşıyor. Sanatçı Seydi Murat Koç’un kişisel sergisi “İç Zaman”, 3 Mart Cumartesi günü ddesign gallery’de açıldı. Açılışa, aralarında koleksiyonerlerin de bulunduğu pek çok sanatsever katıldı. İç Zaman, sanatçının 2016 yılında hayata geçirdiği Vertigo ve Yerçekimi sergisinin devamı niteliğini taşıyor. İlk seride yer alan resimlere, bu hikayeyi tamamlayan yeni işler eşlik ediyor. Küratörlüğünü Kadir Has Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman’ın üstlendiği sergi 7 Nisan tarihine kadar görülebilecek. FİKİRTEPE`NİN MİRASI PARÇALAR "HAFIZA PANOSU" İLE BİR ARAYA GELİYOR Çağdaşları içerisinde yaratıcı eserleriyle isminden sıkça söz ettiren Seydi Murat Koç, bildiğimiz, tanıdığımız nesneleri, görüntüleri ve imgeleri alıp, onlardan hiç beklemediğimiz, ummadığımız, çoğu zaman yerine oturtamadığımız yeni imgeler, görüntüler ve durumlar yaratıyor. Koç, Vertigo ve Yerçekimi’nde mimari ve antikite referanslarıyla yeniden kurguladığı dünya düzenini, bu kez gerçek hayattan sergi salonuna taşıdığı nesne ve imgelerle yeniden ifadelendiriyor. Kentsel dönüşümün çehresini tamamen değiştirdiği Fikirtepe mahallesinden topladığı, yıkılmış binalara ait parçaları bir araya getirerek “Hafıza Panosu” ismini verdiği bir enstalasyonlar bütünü kurguluyor. “Hafıza Panosu” 2012’den bugüne kadar boşaltılan, Türkiye’nin en büyük kentsel dönüşüm alanlarından olan Fikirtepe’den geriye kalanların bir araya getirilerek gerçekleştirildiği bir enstalasyon çalışması. Şu an neredeyse eski dokusunu tamamen kaybetmiş ve dev bir şantiyeye dönüşmüş olan mahalle, İstanbul’un en eski yerleşim merkezlerinden birinde yer alıyor. 20’nin üstünde inşaat firmasının çalıştığı ve toplamda 18 milyar US$ üstünde harcama yapıldığı tahmin edilen 9189 apartmanda, toplam 140 bin kişinin ikamet edeceği Fikirtepe’nin geçmişinden geriye kalanları Seydi Murat Koç tam 144 parçadan oluşan enstalasyonda sunuyor. 2 YIL BOYUNCA BÖLGEDEN PARÇALAR TOPLADI Seydi Murat Koç enstalasyonu gerçekleştirmek için 2015 yılından bu yana bölgede çeşitli parçalar topladı. Türkiye’nin bir dönemine tanıklık eden ve hepimizin hayatının parçası olan günlük hayat nesnelerini, her evin kendine has biricik kültürünün uzantılarını büyük özenle biraya getirdi. İç zaman, bu “hafıza” alanını belki de son kez bir arada görmeyi dileyenleri bekliyor.
sanat365.com/blog365

Görünenin Ardındaki Singapur

24 Mart 2018 Cumartesi     177
Pera Müzesi, Singapur’un görünmeyen yüzünü keşfe davet ediyor! 05 Nisan - 20 Mayıs 2018 tarihleri arasında gerçekleştirilecek "Görünenin Ardındaki Singapur" sergisi, yaşamını Singapur’da sürdüren fotoğraf sanatçılarının özgün bakış açılarını yansıtıyor ve ülkedeki gündelik hayatın “sıradan” kabul edilen manzaralarını izleyicilere sunuyor. "Görünenin Ardındaki Singapur" sergisi, ülkenin bilinmeyen yüzünü yerelden ve farklı bakış açılarıyla görünür hale getiriyor. Sergi, yaşadıkları ülkenin meselelerini konu edinen fotoğraf sanatçılarının oluşturduğu PLATFORM adlı topluluğun iki yıllık çalışmalarını yansıtıyor. 05 Nisan Perşembe günü ziyarete açılan serginin küratörlüğünü, aynı zamanda fotoğraf sanatçısı olan Tay Kay Chin üstleniyor. PLATFORM topluluğunun, Singapur’a farklı bir bakış getiren üretimleri her zaman desteklediğini ifade eden küratör Tay Kay Chin, topluluğun sanatçılara, ülke hakkındaki görüşlerini sunabilecekleri bir alan açtığını vurguluyor. Tay Kay Chin, ağırlıklı olarak belgesel fotoğrafçılık ve fotojurnalizm alanlarında uzman sanatçılardan oluşan PLATFORM topluluğunun amacını “Kolektif bir biçimde ürettiğimiz imgeler, Singapur denen bu küçük kırmızı noktanın bizim için ne anlama geldiğini dünyaya gösteriyor.” sözleriyle özetliyor. Derinlikli bir araştırma niteliği taşıyan “Görünenin Ardındaki Singapur” sergisi, 35 sanatçının yapıtlarını bir araya getiriyor. Sergide yer alan sanatçılar: Zinkie AW, Amrita CHANDRADAS, Sam CHIN & Samuel HE, CHOW Chee Yong, John CLANG, CHUA Chin Hon, Ernest GOH, Philip HO, KOH Yee Chao, Edwin KOO, LIM Weixiang, Bob LEE, Sean LEE, Nicky LOH, Graciela MAGNONI, Nadir MEHADJI, Joseph NAIR, Deanna NG, Dara ONG, ORE Huiying, SIM Chi Yin, Darren SOH, TAY Kay Chin, Matthew TEO, THAM Kok Leong, UNG Ruey Loon, Patrick VAN DAM, WEE Teck Hian, Tom WHITE, Bernice WONG, Shyue WOON, Vanissa YUNIBANDHU, Robert ZHAO Renhui. Küratör ve sanatçı Tay Kay Chin, 05 Nisan Perşembe günü saat 18:30’da bir söyleşi gerçekleştiriyor. "Görünenin Ardındaki Singapur" sergisi 20 Mayıs 2018 tarihine kadar ziyaret edilebilir.
sanat365.com/blog365

Kavalalı Mehmed Ali Paşa Ailesi’nin İzleri Atlı Köşk’te

24 Mart 2018 Cumartesi     116
"Boğaziçi’nde Bir Hanedan: Kavalalı Mehmed Ali Paşa Ailesi’nin İzleri Atlı Köşk’te" sergisi, 17 Şubat 2018 Cumartesi, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde (SSM) açılıyor. Sergi, Müze’de gerçekleştirilen ve Kavalalı Mehmed Ali Paşa Hanedanı’nın üyelerinin yaşam hikâyeleri, İstanbul’daki mimari izleri, Osmanlı ve Türkiye kültür-sanat dünyasındaki önemleri gibi konulara odaklanan “Boğaziçi’nde Bir Hanedan: Kavalalı Mehmed Ali Paşa Ailesi” konferans serisiyle bağlantılı bir içerikle, aileye ait fotoğraf ve objelerden bir seçki sunuyor. Bugün SSM’ye ev sahipliği yapan ve Prens Mehmed Ali Hasan’ın 1925’te dönemin önemli mimarı Edoardo De Nari’ye yaptırdığı Atlı Köşk, ilk sahipleri olan Kavalalı Mehmed Ali Paşa Hanedanı üyelerinin günlük hayatlarını ve geçmişlerini yansıtan bir sergilemeye sahne oluyor. Bir dönem İstanbul’a damga vuran Kavalalı Mehmed Ali Paşa Hanedanı’ndan bu çağa ulaşan bir anı niteliğine sahip olan Köşk, bu sergiyle ailenin altın çağını zihinlerde canlandırıyor. Gelenek ile yeniliğin iç içe geçtiği 19. yüzyıl İstanbul gündelik hayatının ve kültür ortamının önde gelen aktörleri arasında yer alan, sosyal hayata etkilerini Cumhuriyet döneminde de sürdüren Kavalalı Mehmed Ali Paşa Hanedanı üyelerinin anıları, ailenin geçmişine ışık tutuyor ve ülke tarihinin bir sayfasını gözler önüne seriyor. Önce kumandan, daha sonra ise vali olarak gönderildiği Mısır’da kısa sürede kurduğu mutlak hâkimiyet ile bölgenin tarihinde yeni bir dönem başlatan Mehmed Ali Paşa ve soyundan gelenler, bağlarını koparmadıkları İstanbul’da düşünce ve kültür hayatındaki dönüşümü hızlandıran bir unsur olarak varlık göstermişlerdir. Eğitim, siyaset ve seyahat gibi nedenlerle Avrupa ülkeleriyle sıkı ilişki içindeki aile, görkemli yaşam biçimleri ve takipçisi oldukları Avrupai modalarla Osmanlı saray çevresini de etkilemiştir. Kavalalı Mehmed Ali Paşa Hanedanı, mesenlik faaliyetleriyle de kültür hayatında belirleyici bir etki göstermiş, Osmanlı’da ve Türkiye’de sanatın farklı dallarına değer katan birçok isme maddi ve manevi destek sağlamıştır. SSM’de sergilenen Hanedan fotoğrafları, yüzyılı aşkın bir geçmişi aydınlatırken, onların kişisel eşyalarından geniş bir seçki de, “saltanat” fikrini nasıl yaşattıklarını gözler önüne seriyor. Aile üyelerinin, Avrupa’nın ünlü markalarından sipariş ettikleri, inisyallerini taşıyan ev eşyaları, onların Hanedan statülerinin sembolleri olarak seçkide yerini buluyor. Yine sergide örnekleri görülebilecek Mısır Hıdivleri armaları üzerindeki üçer yıldız, ailenin hüküm sürdüğü Mısır, Darfur ve Sudan’ı temsil ediyor. Gümüş tepsilerden ipek kumaşlara uzanan bir seçki ise Kavalalı Mehmed Ali Paşa Hanedanı’nın görkemli yaşamına bir pencere açıyor. Kavalalı Mehmed Ali Paşa Ailesi’ne ait fotoğraf ve objelerden bir seçkinin yer aldığı “Boğaziçi’nde Bir Hanedan: Kavalalı Mehmed Ali Paşa Ailesi’nin İzleri Atlı Köşk’te” sergisi 29 Nisan 2018’e kadar Atlı Köşk’te ziyaret edilebilir.

ALIŞVERİŞ SEPETİM

Sepeti Kapat