sanat365.com

"eser"

sanat365.com/blog365

Alfonso Ruiz Felipe, Mareas/Gelgit

24 Mart 2018 Cumartesi     72
Türkiye’de başarılı çalışmalara imza atan Alfonso Ruiz Felipe’nin ‘Mareas/Gelgit’ isimli seramik sergisi 14 Mart – 16 Nisan tarihleri arasında Trump Art Gallery’de sanatseverlerle buluşuyor. Sanatçı, hayatın dalgalarını ve gelgitlerini yansıtan eserlerinde ışık ve gölge oyunlarına da yer veriyor. Eserlerinde renk-biçim denemesi yapan ve her bir seramik çalışmasını yalnızca elleriyle şekillendiren İspanyol sanatçı Alfonso Ruiz Felipe, ‘Mareas/Gelgit’ isimli sergisini Trump Art Gallery’de (TAG) sanatseverlerin beğenisine sunacak. Küratörlüğünü Kenan Bahar Derre’nin yaptığı, birbirinden renkli ve zarif dokunuşlu yaklaşık 40 farklı eserin yer aldığı sergi, 14 Mart – 16 Nisan tarihleri arasında Trump Art Gallery’de (TAG) sanatseverlerle buluşacak. Hayatın dalgalarını ve küçük & büyük gelgitlerini eserlerine yansıtan Alfonso Ruiz Felipe, yarattığı tanımsız formlu seramiklerin bazılarını ahşapla buluşturuyor, bazılarını da ışık ve gölge oyunlarıyla süslüyor. Eserlerinde elle şekillendirilmiş amorf formlar tercih ederken, yarattığı tanımsız formlarla anın duygusunu yakalamayı ve bunu sırlama tekniğiyle birleştiren sanatçı “Gelgit`li günlerden geçiyoruz” diyor ve şöyle devam ediyor: “Dünya dağılıp dağılıp tekrar birleşiyor. Hayatlarımız bizim kararlarımız dışında şekilleniyor. Ve biz bazen dalgalı, bazen durgun; bazen mutlu oluyor, bazen içe kapanıyoruz. Gelgit`ler bittiğinde arta kalanlardan yeni bir hayat, kendimizden yeni bir kimlik yaratıyoruz. Seramikler de öznesi olduğumuz hayat gibi, dipten gelen bir duyguyla çoğu zaman tesadüfi, çamurun ve sırrın benden bağımsız kararıyla şekilleniyor. Ateşin, suyun, havanın, rengin ve hayatın dalgalarını, büyük küçük gelgitlerin izlerini taşıyor” diyor. *Alfonso Ruiz Felipe Hakkında: 1969’da İspanya’da doğdu. Suriye, Lübnan, Beyrut ve Mısır’ın ardından Türkiye’ye gelen Alfonso Ruiz Felipe, 2006 yılında arkadaşları aracılığıyla Caferağa Medresesi’nde seramik ile tanıştı. Hızlı bir biçimde seramik alanında kendini geliştiren sanatçı, 2013 yılında Taksim Atatürk Kitaplığı sergi salonunda ikinci sergisini açtı. Türkiye ve İspanya`da pek çok karma sergiye katıldı. Çalışmaları Madrid Reina Sofía Modern Sanatlar Müzesi butiğinde hala satılmaktadır. 14 yıldır Türkiye’de yaşayan ve Türkiye’de pek çok başarılı işlere imza atan Alfonso Ruiz Felipe,seramik çalışmalarını İstanbul`da sürdürmektedir.
sanat365.com/blog365

Seydi Murat Koç, İç Zaman

24 Mart 2018 Cumartesi     64
Seydi Murat Koç’un İç Zaman isimli yeni sergisi 7 Nisan tarihine kadar ddesign gallery’de görülebilecek. Hasan Bülent Kahraman’ın küratörlüğünü üstlendiği sergi, sanatçının 2016 yılında hayata geçirdiği Vertigo ve Yerçekimi serisinin devamı niteliğini taşıyor. Sanatçı Seydi Murat Koç’un kişisel sergisi “İç Zaman”, 3 Mart Cumartesi günü ddesign gallery’de açıldı. Açılışa, aralarında koleksiyonerlerin de bulunduğu pek çok sanatsever katıldı. İç Zaman, sanatçının 2016 yılında hayata geçirdiği Vertigo ve Yerçekimi sergisinin devamı niteliğini taşıyor. İlk seride yer alan resimlere, bu hikayeyi tamamlayan yeni işler eşlik ediyor. Küratörlüğünü Kadir Has Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman’ın üstlendiği sergi 7 Nisan tarihine kadar görülebilecek. FİKİRTEPE`NİN MİRASI PARÇALAR "HAFIZA PANOSU" İLE BİR ARAYA GELİYOR Çağdaşları içerisinde yaratıcı eserleriyle isminden sıkça söz ettiren Seydi Murat Koç, bildiğimiz, tanıdığımız nesneleri, görüntüleri ve imgeleri alıp, onlardan hiç beklemediğimiz, ummadığımız, çoğu zaman yerine oturtamadığımız yeni imgeler, görüntüler ve durumlar yaratıyor. Koç, Vertigo ve Yerçekimi’nde mimari ve antikite referanslarıyla yeniden kurguladığı dünya düzenini, bu kez gerçek hayattan sergi salonuna taşıdığı nesne ve imgelerle yeniden ifadelendiriyor. Kentsel dönüşümün çehresini tamamen değiştirdiği Fikirtepe mahallesinden topladığı, yıkılmış binalara ait parçaları bir araya getirerek “Hafıza Panosu” ismini verdiği bir enstalasyonlar bütünü kurguluyor. “Hafıza Panosu” 2012’den bugüne kadar boşaltılan, Türkiye’nin en büyük kentsel dönüşüm alanlarından olan Fikirtepe’den geriye kalanların bir araya getirilerek gerçekleştirildiği bir enstalasyon çalışması. Şu an neredeyse eski dokusunu tamamen kaybetmiş ve dev bir şantiyeye dönüşmüş olan mahalle, İstanbul’un en eski yerleşim merkezlerinden birinde yer alıyor. 20’nin üstünde inşaat firmasının çalıştığı ve toplamda 18 milyar US$ üstünde harcama yapıldığı tahmin edilen 9189 apartmanda, toplam 140 bin kişinin ikamet edeceği Fikirtepe’nin geçmişinden geriye kalanları Seydi Murat Koç tam 144 parçadan oluşan enstalasyonda sunuyor. 2 YIL BOYUNCA BÖLGEDEN PARÇALAR TOPLADI Seydi Murat Koç enstalasyonu gerçekleştirmek için 2015 yılından bu yana bölgede çeşitli parçalar topladı. Türkiye’nin bir dönemine tanıklık eden ve hepimizin hayatının parçası olan günlük hayat nesnelerini, her evin kendine has biricik kültürünün uzantılarını büyük özenle biraya getirdi. İç zaman, bu “hafıza” alanını belki de son kez bir arada görmeyi dileyenleri bekliyor.
sanat365.com/blog365

Zeynep Dilek ve Mehmet Çetiner, Özet

24 Mart 2018 Cumartesi     57
`Sanatçı, kendini en özgün, kendiyle en özdeş ifade biçimini seçiyor ve nesnel hale getiriyor, yani eserini yaratıyor. Kendi işinde, bir nevi kendini doğuruyor. Sanatçı hayatta karşılaştığı, istem dışı maruz kaldığı ya da bilinçli olarak seçtiği her ne ise, göstermek istediği kadarıyla, bir dönüştürücü işleviyle sanatında izleyiciye kendini açıyor, her çalışmasıyla, her seferin de yeniden... Ve yeniden...` Zeynep Dilek -Mehmet Çetiner Türk soyut resminde özellikle son 20 yılın en önemli temsilcilerinden olan Zeynep Dilek ve Mehmet Çetiner çiftinin "Özet" adlı sergisi 10-31 Mart tarihleri arasında Galeri Diani’de! `Çalışmalarımız bir soyutlama değildir. Soyuttur. Soyut sanatın salt kendine ilişkin olan bir duruşu vardır. Sanat eserinin kendisi sanat nesnesidir. Sanat eserini yapan kişi öznenin sanatçı olarak tuvalde var olması da doğal bir sonuç. Biz de "ben- sanat- nesnesi- eser" olarak ortada olmak istiyoruz. Kendi üretimimizle özdeşliyoruz.` düşüncesinden yola çıkan sanatçı çiftin "Özet" adlı sergisi Galeri Diani’de 10- 31 Mart 2018 tarihleri arasında izleyicilerin beğenisine sunuluyor. Çetiner çifti sanat yaşamlarının basamaklarını 1989 yılından beri beraber tırmanıyorlar. Ve Türk Resim Sanatında son derece özveriyele düşüncelerinden ve sanat yaşamlarından hiç ödün vermeden üreten ender görülen sanatçı çiftlerden. Soyut sanatının önemli temsilcileri olmak dışında çift olarak birbirlerinden son derece farklı, ayırt edici sanat eserleri üretebiliyorlar. Aynı mekanda ve yaşamda üretmenin dezavantajlarını değil avantajlarını kullanıp bir kuşağa damga vurmayı becebiliyorlar. Tüm bu özelliklerini bu sergilerinde; hem yaşamda hem sanatta birlikteliklerini, vazgeçmedikleri ilkelerini bir "Özet" olarak izleyiciye aktarmak isterken yaşamlarında ki en önemli ilkeri olan `Soyut bir soyutlama değildir. Soyuttur.` kavramının altını kuvvetle çizip izleyiciye geniş bir seçkide ve farklı tekniklerde sunuyorlar.
sanat365.com/blog365

Beyaz Müzayede, Sezonu Ustaların Gözde Eserleri ile Kapatıyor

24 Mayıs 2017 Çarşamba     176
Beyaz Müzayede, 4 Haziran`da Orjin Sanat Merkezi`nde gerçekleştirilecek `40. Çağdaş ve Modern Sanat Müzayedesi` ile sezonu kapatıyor. Türkiye`nin ve dünyanın önde gelen çağdaş sanatçılarının birbirinden değerli yapıtlarının yer aldığı müzayedede, Tate Modern`ın kurucuları arasında bulunan önemli koleksiyonerler Sir ve Lady Sainsbury`nin de koleksiyonuna giren Mübin Orhon`un 1965 tarihli `Le Havre` isimli başyapıtı, 250 bin-400 bin TL tahmini fiyat aralığı ile satışa sunuluyor. Mübin Orhon`un yanı sıra, Nejad Melih Devrim, Fahrelnissa Zeid, Selim Turan, Abidin Dino, Hakkı Anlı gibi `Fransız ekolü` Türk Çağdaş Sanatı`nın birbirinden değerli temsilcilerinin çeşitli dönemlerine ait önemli eserler ve başyapıtlardan oluşan çok zengin bir koleksiyon, sanatseverlerin beğenisine sunuluyor. Birbirinden değerli eserlerin satışa sunulacağı 40. Beyaz Müzayede`de Türk Çağdaş Soyut Sanatı`nın en büyük ustalarından Burhan Doğançay`ın 1970 ve 2000 yılları arasına ait 9 eseri yer alıyor. Sanatçının 1973 tarihli Hücum Serisi`nden `Swirling Breakthrough` isimli yapıtı 170 bin-250 bin TL ve 1970 tarihli `The House of the Rising Sun` isimli yapıtı 160 bin-220 bin TL tahmini fiyat arağı ile satışa çıkıyor. Türk Çağdaş Soyut Sanatı`nın çok önemli ustası Adnan Çoker`in ise 1996 tarihli `Çemberli Mor II` isimli yapıtı 180 bin-260 bin TL ve 1997-2014 tarihli `Beş Kare` isimli yapıtı 160 bin-220 bin TL tahmini fiyat aralığı ile satışa sunuluyor. Müzayede`de Türk Çağdaş Figüratif Sanatı`nın ustalarının görkemli eserleri ve başyapıtlarının yer aldığı, son yılların en zengin figüratif koleksiyonu sanatseverler ile buluşuyor. Türk Çağdaş Figüratif Sanatı`nın diğer ustalarına kıyasla sınırlı sayıda eseri bulunan Alaettin Aksoy`un 1987 tarihli `Yalan` isimli 150x188cm ebatlı başyapıtı 200 bin-300 bin TL, bu sene kaybettiğimiz Yüksel Arslan`ın 2002 tarihli `G. Büchner et R. Lenz` isimli 564 no`lu `Arture`ü 80 bin-160 bin TL ve Mehmet Güleryüz`ün 1986 tarihli `Kaplan Adamın Karısı` isimli yapıtı 180 bin-260 bin TL tahmini fiyat aralıkları ile görücüye çıkıyor. 4 Haziran`da satışa sunulacak eserler arasında Türk Modern Naif Sanatı`nın en büyük ustası Nedim Günsür`ün 1979 tarihli `Balıkçı Evi` isimli önemli yapıtı 100 bin-160 bin TL ve Türk Modern Sanatı`nın en büyük ustalarından `Hocaların Hocası` Bedri Rahmi Eyüboğlu`nun `Karabaş Dönemi` diye anılan, sanatçının kitaplarında da yer alan, koleksiyonerler tarafından en çok aranan dönemine ait `Kalamış`tan` isimli meşhur yapıtı 70 bin-130 bin TL tahmini fiyat aralıkları ile yer alıyor. Türk ve dünya çağdaş sanatından saygın ustalar, seçkin eserler 40. Beyaz Müzayede`de ayrıca diğer çağdaş ve modern sanat ustalarımızdan Fikret Mualla, Ömer Uluç, Ferruh Başağa, Güngör Taner, Mustafa Ata, Zekai Ormancı, Devrim Erbil, Alev Ebüzziya Siesbye, Neşe Erdok, Komet, Ergin İnan, Cihat Burak, Cevat Dereli, Koray Ariş, Osman Dinç, Orhan Peker, Şükriye Dikmen, Nuri İyem, Avni Arbaş, Adnan Varınca, Fethi Arda, Turan Erol, Ali Çelebi, Nuri Abaç, Zühdü Müridoğlu; Türk Çağdaş Sanatı`nın orta ve genç kuşağından Canan Tolon, Kemal Önsoy, Selma Gürbüz, Azade Köker, Kezban Arca Batıbeki, Ahmet Güneştekin, Serdar Arat, Elvan Alpay, Haluk Akakçe, Seçkin Pirim, Murat Pulat gibi Türk Çağdaş Sanatı`nın ustalarından gençlerine kadar geniş yelpazeye ait değerli Türk sanatçıların yanı sıra, eserleri dünya müzelerinde yer alan Sarah Morris, Gudmundur Erro, Jan Voss, Pat Andrea, Ben Willikens, Mark Brusse ve Hunt Slonem gibi dünya çağdaş sanatı ustalarının seçkin eserleri de satışa sunuluyor. 2016-2017 sezonunun son müzayedesi olan 40. Beyaz Çağdaş ve Modern Müzayedesi`nde önemli koleksiyonlardan derlenmiş 137 sanatçının 271 sıra dışı eseri yer alıyor. Beyaz Müzayede`deki yapıtlar, 25 Mayıs-3 Haziran tarihlerinde saat 10.00-20.00 arasında Beyaz Müzayede`nin Nişantaşı`ndaki sanat mekânı `Beyaz Space`de sanatseverlerin ziyaretine açık sergileniyor. Aziz Karadeniz tarafından yönetilecek olan 40. Beyaz Müzayede, 4 Haziran Pazar günü saat 13.30`da Maslak`ta Orjin Sanat Merkezi`nde gerçekleştirilecek.
sanat365.com/blog365

Tasarım Tomtom Sokakta

9 Mayıs 2017 Salı     223
Tasarım Tomtom Sokakta`nın Bu Yılki Teması `Yukarı Bak` Kendine özgü dokusuyla sokağın enerjisinden ilham alan ve kültürle yoğrulan İstanbul`un en özel bölgelerinden biri olan Tomtom Mahallesi, 11-14 Mayıs tarihinde tasarımın zengin ve renkli dünyası ile yenilenecek. İkincisi düzenlenecek olan "Tasarım Tomtom Sokakta" etkinliği, QNB Finansbank ana sponsorluğunda sanat, tasarım ve alışverişi `Yukarı Bak/Up` temasıyla buluşturacak. 150`nin üzerinde tasarımcı ve sanatçı; 30`un üzerinde atölye ve söyleşi, sürpriz mekanları ve canlı performanslar ile sokağa bahar gelecek. Beyoğlu`nun en dikkat çeken ve sokak kültürüyle gelişen bölgesi Tomtom Mahallesi, 11-14 Mayıs 2017`de tasarım ve yaratıcılık üzerinde iddiasını sürdüren Tasarım Tomtom Sokakta etkinliğine yine ev sahipliği yapıyor. İlki geçen yıl düzenlenen ve gördüğü büyük ilgi nedeniyle geleneksel olarak yılda iki kez düzenlenmesine karar verilen Tasarım Tomtom Sokakta; Tomtom Mahallesi`nin yaratıcı havasını güçlendirecek. Etkinlik, geçen yıl olduğu gibi Tomtom Design Management İcra Kurulu Hakan Kodal, Bahar Korçan, Serra Arıkök ve Ayşegül Temel inisiyatifinde hayata geçecek. Tasarım Tomtom Sokakta etkinliği bu yıl QNB Finansbank ana sponsorluğu, Jotun, Mastercard, Mudo, Orta Anadolu, Tomtom Gardens sponsorluğu ve Moda Tasarımcıları Derneği, İtalyan Lisesi, Tasarım Vakfı ve WhiteSoft iş birliğiyle gerçekleştirilecek. Beyoğlu Belediyesi himayesinde gerçekleşecek bu özel etkinlikte Tescilli Markalar Derneği de Tasarım ödüllerini verecek. Geçtiğimiz yıl 15 bin ziyaretçinin ağırlandığı etkinlik, bu yıl da sergi ve enstalasyonlar, sohbet ve atölyeler, canlı performanslar ile Tomtom Kaptan Mahallesi`nde tasarım dünyasına ilham verecek. "Gökyüzünün Yaşam Dolu Enerjisini Hissedin" Tasarım Tomtom Sokakta`ya geçtiğimiz yıl da ev sahipliği yapan `Garaj`, bu yıl önemli bir değişiklikle iki kattan oluşacak. `Yukarı Bak/Up` temasıyla gerçekleşecek olan etkinlik, temasıyla hem mekan vurgusu yapacak, hem de ziyaretçilere gökyüzünü ve yaşama sevincini hatırlatmayı hedefleyecek. Tasarım Tomtom Sokakta kurucularından Bahar Korçan, bu yılın temasını, "İnsanları mayıs ayında, yeryüzünün negatif duygu ve durumlarının aksine gökyüzünün yaşam dolu enerjisini tatmaya davet ediyoruz" sözleriyle özetliyor. Yenilikleriyle tasarım dünyasını, yaratıcılığın merkezi olan Tomtom Mahallesi`ne taşıyacak olan etkinlikte; moda, mücevher, aksesuar, mobilya, seramik, grafik, kumaş, kağıt, aydınlatma gibi sektörlerden 150`nin üzerinde marka/tasarımcı yer alacak. QNB Finansbank kredi kartı sahipleri özel indirimler avantajlarıyla alışveriş yapabilecek. Etkinliğe, Tomtom Mahallesi`ndeki mağaza ve işletmeler de destek verecek. Açılışı Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, organizasyon komitesi ve tüm katılımcılar tarafından 11 Mayıs Perşembe günü yapılacak bu etkinlikte ziyaretçiler `Hayatı ve Geleceği Tasarlamak` konulu özel söyleşi ve buluşmalara katılabilecek. Ayrıca yoga, nefes ve enerji deneyimini yaşayacak. Dans performansları ve farklı müzik aktiviteleriyle ziyaretçilere sadece alışveriş değil, yaşam enerjisi sunacak. 30`u aşkın söyleşi ve atölye çalışmalarında Han Tümertekin, Saffet Emre Tonguç, Elif Dağdeviren, Özlem Güsar, Can Oba, Levent Erden, Arbil Çelen, Ali Shiro, Başak Pelister, Defne Ongun Müminoğlu, Sinan Naipoğlu, Beyhan Murphy gibi isimler etkinlik ziyaretçileri ile buluşacak. Stant ve sokak içi yerleşimlerinde özel yeme-içme markalarına da ev sahipliği yapan Tasarım Tomtom Sokakta, bu yıl yeni markalara da kapılarını açacak. Organik ve doğal beslenmeyle ilgili workshopların yanı sıra etkinlik ziyaretçilerinin uğrak yeri olabilecek lezzet noktaları kurulacak. `Yukarı Bak/Up` temasıyla çeşitli enstalasyonlara da yer verilecek olan etkinlik mekanının yanı sıra 4 gün boyunca Tomtom Mahallesi`nin önemli yapıları da enstalasyon ve sanat projelerine ev sahipliği yapacak. Etkinlik için özel olarak düzenlenen Art House binasında bulunan ve küratörlüğünü Bahar Korçan`ın yaptığı sergi alanında; Manner İstanbul sanatçıları; Naide Büyükkaymakçı, Günseli Kato, Tuba Hacısüleymanoğlu`nun yanı sıra Hasan Pehlevan, Ahmet Rüstem, Ersoy Alap, Ebru Döşekçi, Nida Şafak, Erkan Yaprakkıran gibi isimler, Pgart Gallery ve İstanbul Moda Akademisi sanatçılarının eserleri de sergilenecek. Kaan Düzarat`ın müzik direktörlüğünü yaptığı etkinlikte; Deniz Güngör`le Aqua Drum, Undomondo, Hakan Tamar, Jülide, Ali Deniz Kardelen performansları ve canlı müzik dinletileri de ziyaretçilere renkli saatler yaşatacak. 13 Mayıs Cumartesi günü Uninvited Jazz Band, Tomtom Kaptan Sokak`ta ve otoparkta canlı performans sergileyecek. Etkinlik boyunca her gün analog kültürün plak seçkileri de ziyaretçilere sunulacak. Anneler Günü`ne Özel Hediye Seçenekleri 14 Mayıs Anneler Günü, Tasarım Tomtom Sokakta içinde ayrı bir öneme sahip olacak. Ziyaretçiler; Anneler Günü öncesinde farklı fikir ve yaratıcılıkta hediye seçme olanağını yakalarken, bu özel günü de anneler ve çocuklarına özel workshop ve atölyeler ile renklendirebilecek. Geleneksel TMD Tasarım Ödülleri Sahibini Bulacak Bireysel tasarımcıların yanı sıra perakende sektörünün tasarıma önem veren markalarının da bir araya geldiği etkinlikte, Tescilli Markalar Derneği iş birliğiyle geleneksel olarak gerçekleştirilen `Tescilli Markalar Derneği Tasarım Ödülleri` de sahiplerini bulacak. Geçtiğimiz yıl kazananlarının önemli moda noktalarında tasarımlarıyla yer almalarını sağlayan yarışma, yine özgün tasarımları büyük ödüller ve seçkin platformlarla buluşturacak. Düzenlendiği ilk yıl perakende dünyasının dikkatini çeken, kalite, yaratıcılık ve özgünlük kıstasları açısından örnek gösterilebilecek projelerin değerlendirildiği Perakende Güneşi Ödülleri ATÜ Özel Ödülü`ne layık görülen Tasarım Tomtom Sokakta etkinliği; 2017`den itibaren yılda 2 kez düzenlenecek. Etkinliğe; Tomtom Garaj, İtalyan Lisesi, Tomtom Gardens Avlusu, Tomton Kaptan Sokak, Boğazkesen Pop-Up Mağazalar ve bölgenin katılımcı mağazaları ev sahipliği yapacak. Etkinliğin ana sponsoru olan QNB Finansbank Bireysel ve Özel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Enis Kurtoğlu; "QNB Finansbank olarak her daim sanatın ve sanatçının yanında olma gayretindeyiz. Genç sanatçıları yüreklendirecek ve topluma nefes alanı yaratacak benzer etkinliklerin artması gerektiğini düşünüyorum. İlki geçtiğimiz yıl düzenlenen Tasarım Tomtom Sokak`ta etkinliği sanatın her alanından birçok başarılı ismi bir araya getiren önemli bir organizasyon, yer almaktan dolayı mutluyuz. Eserleri heyecanla bekliyoruz." dedi. Moda Tasarımcıları Derneği, Birleşmiş Markalar Derneği, İtayan Lisesi ve Tasarım Vakfı`nın desteklediği Tasarım Tomtom Sokakta`da; QNB Finansbank ana sponsor, Orta Anadolu, Tomtom Gardens, Mastercard, Jotun, TMD ve Mudo sponsor olarak yer alıyor.
sanat365.com/blog365

Festival 408 Koca Dünya ile Kapılarını Sanatseverlere açtı

9 Mayıs 2017 Salı     107
İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi programı ile Sahne Sanatları alanı tarafından düzenlenen FESTİVAL 408, “Koca Dünya” filminin gösterimiyle sanatseverleri selamladı. Festivalin açılışına katılan filmin yönetmeni Reha Erdem ve yapımcısı Ömer Atay, söyleşide öğrencilerin sorularını yanıtladı İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi programı ile Sahne Sanatları alanı tarafından düzenlenen FESTİVAL 408, 4 Mayıs Perşembe günü "Koca Dünya" film gösterimi ile başladı. Ödüllü yönetmen Reha Erdem ve filmin yapımcısı Ömer Atay’ın katılımıyla santralistanbul Kampüsü’nde gerçekleştirilen açılış etkinliğinde, film gösteriminin ardından, ünlü yönetmen ve yapımcı öğrencilerle keyifli bir sohbet gerçekleştirdi. “Sinema Göstermemek Sanatıdır” Öğrencilerin, sinemaya ve Koca Dünya filmine dair sorularını yanıtlayan Reha Erdem, sinemaya bakışı ve filmin çekim sürecine dair deneyimlerini paylaştı. Konuşmasında, Festival 408’in “Görünmeyen” teması ile kendi sineması arasındaki benzerliğe dikkat çeken Erdem şunları söyledi: “Festivalin temasını öğrendiğimde benim sinemam arasında bir ortaklık kurdum. Ben sinemanın göstermek değil göstermemek sanatı olduğunu düşünüyorum. Göstermemek ile sinemanın ima eden, hayal kurduran bir sanat olduğunu söylemek istiyorum. Mesela bir filmde üç plan gösteriyorsunuz ancak arkada, o görüntülerle hiçbir alakası olmayan binlerce şeyi ima edebiliyorsunuz. Ben sinemanın, bunu izleyenin görmediği ancak hissettiği, oluşturduğu bir seyahat olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda sinema, görünmeyen ve adlandırılamayan şeyleri hissettirebilen bir sanat.” Sanatseverleri Kucaklayan Zengin Bir Program FESTİVAL 408, bu sene 4 – 10 Mayıs 2017 tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. BİLGİ öğrencilerinin hem üretici hem de yönetici olarak yer alacağı festival, bu yıl “Görünmeyen” temasıyla, altıncı kez düzenleniyor. Festivalde eserlerin her biri duygulardan davranışlara, sosyal kabullerden mesleklere, kültürden sahneye görünmez kılınan unsurlara odaklanarak; film, atölye, söyleşiler ve farklı temsil biçimlerinin üzerinden ele alınıyor. Festivalin programı kapsamında 1 film gösterimi, 3 performans, 8 tiyatro oyunu, 2 atölye ve 1 söyleşi izleyiciyle buluşacak. BİLGİ santralistanbul Kampüsü, Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi, KATS ve ATÖLYE bomontiada gibi farklı mekanlarda gerçekleşecek Festival 408 performansları, 10 Mayıs’a kadar devam edecek.
sanat365.com/blog365

Sevinç Çiftçi, Yarın Ne Kadar Sürer

5 Mayıs 2017 Cuma     156
"Yaşantımızı biçimleyen büyük kırılmalar kaynağını küçük anlardan alıyor olabilir mi? Yaşadıklarımızın ne kadarı kendi gelecek tasarımımız? Kendi gelecek tasarımımız ne zaman, nerede? Hangi silik hayalde örtülü kaldı? Ve işte bu sorulardır ki beni (sanatçıyı) yeni üretimlere çağırır?." Sevinç Çiftçi Sevinç Çiftçi`nin insanın henüz şekillenmemiş ve katılaşmamış olma halini bize çocuk figürleriyle anlattığı, yaşamımızı sorguladığı "Yarın Ne Kadar Sürer?" resim sergisi 6 Mayıs`tan itibaren Galeri Diani`de! "Hiçbir şey sona ermedi, ermez de, geçmişe doğru süzülüp giden birhikâyeninbaşladığı yere döndüm. Zamanın tozunda berraklığını yitiren sonra da ansızın öyle bir anda rüya gibi geriye gelen birhikâye, hiçbir şey sona ermez." Theo Angelopoulos Sevinç Çiftçi`nin "Yarın Ne Kadar Sürer?" isimli kişisel sergisi 6 Mayıs-27 Mayıs2017 tarihleri arasında Galeri Diani`de gerçekleşiyor. Theo Angelopoulos`un "Sonsuzluk ve Bir Gün" filminden esinlenen sergide, farklı ebatlarda yağlıboya eserlerin yanı sıra, sanatçının karışık teknikle ürettiği resimlerini ve desenlerini de görmek mümkün olacak. Ayrıca, sanatçının üretim sürecine eşlik eden defteri de sergi süresince izleyici ile buluşacak. Sanatçı kişisel sergisinde "Yeniden ortaya çıkan geçmiş, bugünün tabulaştırdığı dönüm noktalarını ortaya koyar. Üstelik belleğin tazelenmesi hayalin idrak içeriğinin de tazelenmesine yol açar," diyen Herbert Marcuse anımsamanın, toplumsal olanca bastırılan ögeleri geri getirdiğini anlatırken gerek içeriği gerekse kullanılan teknikler bakımından "anımsama" kavramını vurguluyor. Bu bağlamda Sevinç Çiftçi resimlerdeki çocuk figürlerini, henüz şekillenmemiş ve katılaşmamış olma halini bize hatırlatırcasına karşımıza çıkarıyor.
sanat365.com/blog365

Sine Qua Non / Olmazsa Olmaz

3 Mart 2017 Cuma     153
"Bir kadın olmadan yaşanmayacağı doğru değildir. Bir kadın olmadan yaşanmış olunmaz sadece…” Karl Kraus EKAV / Eğitim, Kültür ve Araştırma Vakfı 25. yıl etkinlikleri kapsamında, 25 erkek sanatçının kadınlara ithaf ettikleri resim, heykel, video art gibi farklı disiplinlerden oluşan yapıtları 7-31 Mart tarihleri arasında Ekavart Gallery’de izleyiciyle buluşuyor. Yüzyıllardır sanat yapıtlarında kadın imgesi Tanrıça olarak tapınılan kadın ya da sanatçıya ilham veren kadın olarak temsil edilmekte. Kadınlar için sözler söylenmiş, yazılar yazılmış ya da imgeler üretilmiş. Öykülerde kadın bambaşka biçimlerde karşımıza çıkmakta. Pandora’nın Kutusu’na baktığınızda insan soyunu cezalandırmak için yaratılmış, Adem ve Havva’da ise ilk günah eylemini üstlenmiş olarak söylencede belirtiliyor. Şeytansı imgeler ve söylenceler bu efsanelerin birer süreği gibi. Erken dönemlerde doğurganlığı ile kutsiyet atfedilen, Antik Yunan döneminde bedenin yüceltilmesine uzanan süreçte tasvir edilen kadın, Rönesans dönemiyle birlikte üzerindeki giysiyi tekrar çıkartır. Sonrasında ise, birçok alanda karşımıza çıkacaktır. Bunlardan belki de en başta, Delacroix’nin eserinde özgürlüğün simgesi olarak yer alması ve böylece kavramın kadın bedeninde kişileştirilmesi akla geliyor. Femme Fatale’dan meta-olarak kadın imgesinin kullanımına kadar birçok tartışmanın da odak noktasında kadın. Bu kadar detay dolu bir konuda söylenen sözlerin ve üretilen imgelerin üzerine bir küçük söz nasıl eklenebilir? İşte bu sergi, buna dair küçük bir katkı arzusundan hareket ediyor. Bu coğrafyada erkeğin gözünden kadına bakışın bir kesitini, farklı yaş gruplarından sanatçıların katılımıyla sunmaya çalışma arzusu da diyebiliriz.
sanat365.com/blog365

Sevinç Çalhanoğlu, Ölüm Dansı Söylencesi Soruları Işıklandırır

3 Mart 2017 Cuma     263
“Ölüm dansı söylencesi soruları ışıklandırır ve her konuşmadığımız hep susmaklı yanıtlarımızı en gelecekte bir küçük limana dek daha ne kadar ve kim için süsleyerek, taçlandırarak, biriktirip avucumuza kapayacağımızı-” 1 Zilberman Gallery’nin proje alanı Zilberman Projects, 28 Şubat – 22 Nisan 2017 tarihleri arasında gerçekleşecek, Sevinç Çalhanoğlu’nun "Ölüm Dansı Söylencesi Soruları Işıklandırır" adlı proje sergisini duyurmaktan mutluluk duyar. Sevinç Çalhanoğlu "Ölüm Dansı Söylencesi Soruları Işıklandırır" adlı çalışmasında Nilgün Marmara’nın “Daktiloya Çekilmiş Şiirler”ini şairin intiharı bağlamında konu ediniyor. “Sylvia Plath’ın Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analizi” adlı tezinde Marmara’nın izlemiş olduğu yöntemi kullanarak onun şiirlerinde intiharı çağrıştıran cümleleri yeniden daktilodan geçirerek ölümün izleğini sürüyor. İpucu olarak gördüğü sözcükleri metinden kopararak farklı kurgularla şaire ve yapıtına yaklaşmaya çalışıyor. Bu “ayıklama” çabası, gerilimi tetiklerken beraberinde yeni yorumlamalar da getiriyor. Serginin merkezinde yer alan defterdeki poşetlere kaldırılan sözcükler ve direnç çubukları “akışı” keserek durmanın/dâhil olmanın imkânlarını araştırıyor. Defterde ve duvarlarda karşımıza çıkan renkler, şairin şiirlerinde kullandığı renkleri başka yüzeylere taşırken, O’nun doğayla, simgelerle kurduğu yazı evrenini somutlaştırmayı deniyor. Marmara’nın anlaşılmaya kapalı, yadırgatıcı dili, Çalhanoğlu’nun yazma-okuma deneyimiyle katmanlaşıp sonunda tanıdık bir duruma evriliyor. “Yapıttan sanatçının hayatına doğru ya da tam tersi bir yol nasıl alınır?” sorusuna cevap arayan sergide, hareketin kendisinin ölüme doğru bir ivme olduğu düşünülürse yaratılan tekrarın ve taşmanın mekânı olarak kitap, son korunaklı alan olarak okuyucusuna teslim ediliyor. Okur bu kitap mekanda kolayca dedektifçiliğe soyunabiliyor. Okurun zihinsel salınımı, Marmara’nın bağırtı ve susuşları arasında bir çağrışım yumağı haline gelirken Çalhanoğlu türlü okuma deneyimini izleyiciyle paylaşmanın yollarını arıyor. 1 Nilgün Marmara, Daktiloya Çekilmiş Şiirler, 23, Everest Yayınları, 2010.

ALIŞVERİŞ SEPETİM

Sepeti Kapat