sanat365.com

"arter"

sanat365.com/blog365

İçimdeki Çocuk

4 Ekim 2019 Cuma     145
Osmanlı İmparatorluğu’nın son döneminin önemli yapılarından biri olan Nakkaştepe’deki Abdülmecid Efendi Köşkü, 16. İstanbul Bienali süresince Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç koleksiyonundan eserler ile “İçimdeki Çocuk” sergisine ev sahipliği yapıyor. Ömer M. Koç’un tüm safhalarını titizlikle takip ettiği sergi, Ülkemizden ve Dünyadan 60 kadar sanatçının 17’inci yüzyıldan günümüze geniş bir döneme yayılan 100’den fazla yapıtını bir araya getiriyor. Sanat danışmanlığını Károly Aliotti’nin üstlendiği “İçimdeki Çocuk” sergisi, resimden fotoğrafa, heykelden yerleştirmeye çok çeşitli teknik ve malzemelerle üretilmiş işleri odağına alırken, ziyaretçilerini, zamanla kaybetmeye yüz tuttukları içlerindeki çocukları dinlemeye davet ediyor. Sergi 20 Eylül’den itibaren 10 Kasım 2019’a kadar Pazartesi hariç haftanın her günü 11:00 – 19:00 saatleri arasında ziyarete açık olacak. Nakkaştepe’deki Abdülmecid Efendi Köşkü, 16. İstanbul Bienali süresince Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç Koleksiyonu’ndan bir seçkiyi ağırlıyor. Ömer M. Koç’un tüm safhalarını titizlikle takip ettiği sergi, Ülkemizden ve Dünyadan 60 kadar sanatçının 17’inci yüzyıldan günümüze geniş bir döneme yayılan 100’den fazla yapıtını bir araya getiriyor. Koç Holding’in 2007-2026 yılları arasında sponsorluğunu üstlendiği İstanbul Bienali’nin şehre getirdiği dinamizm vesilesiyle hazırlanan sergi, Koç Topluluğu’nun kültürel mirası yaşatma ve sanata genel erişimi yaygınlaştırma hedefleriyle buluşuyor ve bu alanlardaki kararlılığının bir kez daha altını çiziyor. İçimdeki Çocuk Károly Aliotti’nin sanat danışmanlığında gerçekleşen “İçimdeki Çocuk” sergisi, genellikle çocukluk döneminde var olan fakat yetişkinlerin yaş aldıkça kaybettiği; merak uyandıran ve sınırların zorlanmasına neden olan, imkansızın tanımını bilmeyen çocuk aklını, içimizdeki çocuğu dinlemeye davet ediyor. Küçük Prens’in yazarı ünlü yazar Antoine de Saint Exupéry’nin “Her yetişkin önce çocuktu… Ama pek azı bunu hatırlıyor” sözünü hatırlatan sergi, Picasso’nun yağlı boya tablosundan, Küçük Prens’in orijinal çizimlerine, çağdaş sanattan, bu sergiye özel üretilen enstalasyonlara ziyaretçilerin içlerindeki çocuğa bir yolculuk vadediyor. Sanatçılar “İçimdeki Çocuk”; Francesco Albano, Murat Balcı, Ronit Baranga, Yto Barrada, Bertozzi & Cassoni, Stefano Bombardieri, Claudio Bravo, David Breuer-Weil, Paul Carey, Jean Baptiste Carpeaux, Keith Carter, Loris Cecchini, Taner Ceylan, E.V.Day, Antoine de Saint-Exupéry, Snyder Dean, Maurice Denis, Nezaket Ekici, Yael Erlichmann, Jan Fabre, Nancy Fouts, Françoise Gilot, Murat Gök, Simon Groves & Tracy Johnson, Mona Hatoum, Kenny Hunter, John Isaacs, Ahmet Doğu İpek, Juneau Projects, Clementine Keith-Roach, Alicja Kwade, Lloyd le Blanc, Fabien Mérelle, Luc-Olivier Merson, Polly Morgan, Ordinary Architecture, İrfan Önürmen, Ferhat Özgür, John Campbell Phillips, Pablo Picasso, Patricia Piccinini, Wilfred Pritchard, Tawatchai Puntusawasdi, Elsa Sahal, Michael Schwarze, Erinç Seymen, Carolein Smit, Yaşam Şaşmazer, Sam Taylor-Wood, Hale Tenger, Seyhun Topuz, Mehmet Ali Uysal, Levi Van Veluw, Fabio Viale, Andy Warhol, Bedwyr Williams, Daphne Wright, Erwin Wurm, Damla Yalçın’ın da aralarında olduğu birçok anonim sanatçının eserlerine ev sahipliği yapıyor.
sanat365.com/blog365

Akbank Caz Festivali Başlıyor

1 Ekim 2019 Salı     15
Bu yıl 29. kez caz severlerle buluşacak Akbank Caz Festivali, 17-27 Ekim tarihleri arasında 130’dan fazla yerli ve yabancı sanatçının performanslarıyla 36 ayrı mekanda gerçekleştirilecek. Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali 29. kez şehri cazın farklı renkleriyle buluşturacak. Kurulduğu günden bu yana sanatı ve sanatçıyı destekleyen Akbank’ın en uzun soluklu kültür sanat projelerinden biri olan Akbank Caz Festivali, yepyeni ritim ve renkleri içeren zengin programı ile 17-27 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek. 29. Akbank Caz Festivali’nde bu yıl; caz müziğinin önemli temsilcilerinden Art Ensemble of Chicago, Charles Lloyd Sky Trio feat., Gerald Clayton ve Marvin Sewell, The James Carter Organ Trio, Jakob Bro Trio, Louis Sclavis Quartet, Sarah McCoy, Alfa Mist, Bugge Wesseltoft & Erkan Oğur & Friends, Yonathan Avishai Trio, Mats Eilertsen Trio, KOKOROKO, Maisha, NES, Vaudou Game gibi farklı ülkelerden birçok sanatçının yanı sıra Türkiye’den Kerem Görsev Trio, Zuhal Olcay feat. Güvenç Dağüstün, İmer Demirer, Ali Perret, Aydın Esen ve Can Kozlu, Bora Uzer Group, Bebop Project, B’r Şeyler Eks’k, Standards & Selen Beytekin, Serhan Erkol Kerem Türkaydın gibi isimler de sahne alacaklar. Organizasyonu ve içerik programlaması Pozitif iş birliğiyle gerçekleştirilen 29. Akbank Caz Festivali 11 gün boyunca; Ustalara Saygı, Avrupa’dan Caz, Cazda İngiliz Çıkartması, Civardakiler, Festivale Özel, Caz ve Ötesi, Caz Odada ve Caz Saati’nden oluşan sekiz ana temanın yanında; Liselerde Caz, Kampüste Caz, ve Atölyeler ile toplam 11 kategoride caz severlere unutulmaz anlar yaşatacak. Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, uzun soluklu ve sürdürülebilir kültür sanat projelerine destek veren Akbank’ın tam 29 yıldır, her yıl yeni sürprizlerle Caz Festivali’ni, hiç eksilmeyen duygu ve coşkuyla sanatseverlerle buluşturduklarını vurguladı ve ekledi: “İstanbul’un sınırlarını aşan Akbank Caz Festivali’nin liselere, üniversitelere ve Anadolu’ya caz ritmini taşıyan önemli bir misyonu var” Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, Türkiye’nin geleceğine inanan bir banka olarak uzun vadeli bakış açılarından hiçbir zaman ödün vermediklerini belirtti ve şöyle devam etti: “Bu kapsamda kültür ve sanata sağladığımız desteğin de sürdürülebilir ve uzun soluklu projelerle hayat bulmasını önemsiyoruz. 29. yılına kesintisiz ve ilk günkü heyecan ile ulaşan Akbank Caz Festivali de, bu uzun soluklu projelerimizin en önemlilerinden biri. İstanbul’un sınırlarını aşan Akbank Caz Festivali’nin liselere, üniversitelere ve Anadolu’ya caz ritmini taşıyan önemli bir misyonu var. Akbank Caz Festivali’ni gittikçe artan izleyici kitlesi ile buluşturmaya, 29 yıldır olduğu gibi, önümüzdeki yıllarda da devam edeceğiz.” Akbank Caz Festivali’nin kesintisiz bir şekilde, ilk günlerin heyecanıyla 29 yıldır ayakta tutanın, festival ekibinin emeği, müzisyenlerin desteği ve caz severlerin büyük ilgisi olduğunu vurgulayan Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı, 29 yıldır, dünyanın her köşesinden İstanbul’a ritm ve renk taşıyan binlerce sanatçıyla, onbinlerce sanatseveri buluşturmaktan büyük mutluluk duyduklarının altını çizdi ve ekledi: “Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden Akbank Caz Festivali 29. yılında da önceki yıllarda olduğu gibi, programını genişletip, farklı deneyimler ekleyerek yeni dünyayı takip eden, gençleşen ve hedef kitlesini genişleten bir festival olmayı başardı.” Organizasyonu ve içerik programlamasını yapan Pozitif’ten Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Turfan Mumcuoğlu ve Festival Yöneticisi Gözde Sivişoğlu da açıklamasında, Akbank Caz Festivali’nin programına ilişkin şu bilgileri verdi: “Akbank Caz Festivali; 29 senelik köklü yapısıyla beraber dünyadaki disiplinler arası çalışmaları ve yenilikleri de takip ederek; her yıl, yeni içeriklerle programını zenginleştirmeyi ve gençleştirmeyi başardı.” Bu sene yine bu amaçla festival programımızı 11 tema altında hazırladık ve “Caz Odada” ve “Caz Mutfakta” gibi yeni içeriklerle zenginleştirdik. Bizim için çok kıymetli ve önemli bir gece olan ve 1991 yılından 2013’e kadar festivalin direktörlüğünü yapan Mehmet Uluğ anısına bu yıl 6.’sı düzenlenecek “Mehmet Uluğ Gecesi” için yine Babylon’da buluşacağız. 2009 yılında Mehmet Uluğ’un davetiyle ilk albümünü Pozitif Müzik çatısı altında yayımlayan İmer Demirer; Can Kozlu ve Volkan Topakoğlu ile birlikte İ.M.C. Trio olarak Babylon sahnesinde olacak. Gecede ayrıca Ali Perret, Şenol Küçükyıldırım ve Meriç Demirkol’dan oluşan P.D.K. Trio, Aydın Esen ve Bora Uzer Group sahne alacak. Pozitif olarak 29 yıldır, Akbank Caz Festivali’nin organizasyonunu üstlenerek, DNA’mızın da temsil ettiği, şehir ve yaşam kültürüne öncülük eden müziğin geliştirici ve dönüştürücü gücüne inanıyoruz. Bu alandaki etkinliklerin sadece fiziken değil yürekten de destekçisiyiz.” Festival bu yıl 50. yılını kutlayan cazın kilometre taşı plak şirketlerinden ECM Records sanatçılarına özel bir yer ayırıyor. Avrupa’nın en prestijli caz festivallerinden biri konumunda olan Akbank Caz Festivali, bu sonbaharda caz dünyasının saygın plak şirketlerinden ECM Records’a özel bir ayırıyor. 2019 yılında 50. yılını kutlayan ve 1969 yılından günümüze 1600’ün üzerinde albümü müzikseverlerin beğenisine sunan ECM festival kapsamında farklı kuşaklardan müzisyenlerin yer aldığı bir seçki ile İstanbullu cazseverler ile buluşacak. ECM imzasını festivale atacak isimler arasında 50. yılını kutlayan Art Ensemble of Chicago, Louis Sclavis Quartet, Mats Eilertsen Trio, Yonathan Avishai Trio, Jakob Bro Trio feat. Joey Baron, Thomas Morgan ve uzun yıllar ECM çatısı altında çalışmış olan Charles Lloyd Sky Trio gibi farklı kuşaklardan müzisyenler yer alıyor. 29. Akbank Caz Festivali’nde bu yıl; 36 ayrı mekanda 130’dan fazla müzisyenle 35 konser, 3 söyleşi, 25 atölye etkinliği gerçekleştirilecek. Akbank Sanat, Cemal Reşit Rey Konser Salonu, Zorlu PSM, Babylon, Caddebostan Kültür Merkezi, Moda Sahnesi, Nardis Jazz Club, Summart Sanat Merkezi, The Badau, Bova, Tamirane Akasya, Avusturya Başkonsolosluğu, Soho House, Zuhal Concept, Sofa Hotel Autograph Collection ve Feriye’nin de içinde bulunduğu 36 ayrı mekan 29. Akbank Caz Festivali’ne ev sahipliği yapacak. Lise çağındaki gençlere caz müziğini tanıtma ve sevdirme amacıyla bu yıl sekizincisi düzenlenen “Liselerde Caz Atölyeleri” kapsamında 10 lisede gençler, Türkçe pop ve rock parçalarının caz uyarlamalarıyla büyük beğeni toplayan Yavuz Akyazıcı Project ile bir araya gelerek caz müziğini ve enstrümanlarını daha yakından tanıma fırsatı bulacaklar. Festivalin en önemli etkinliklerinden biri olan Kampüste Caz, Ankara Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Kayseri Erciyes Üniversitesi, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, Adana Çukurova Üniversitesi ve Gaziantep Üniversitesi’nde, caz sahnesinin başarılı davulcularından Ediz Hafızoğlu’nu “Nazdrave” projesi ile üniversiteli gençlerle buluşturacak.
sanat365.com/blog365

Kaf Dağı`nın Ardında sergisi dijital ortamda

26 Nisan 2018 Perşembe     230
Arter’de 12 Eylül 2017–18 Şubat 2018 tarihleri arasında gerçekleşen CANAN’ın “Kaf Dağı’nın Ardında” isimli sergisi üçboyutlu olarak dijital ortama aktarıldı. Arter’in Oddviz kolektifiyle yaptığı işbirliği sonucu CANAN’ın büyük ilgi gören “Kaf Dağı’nın Ardında” sergisi dijital görüntüleme teknikleri kullanılarak üç boyutlu belgelendi. Oddviz’in, serginin üçboyutlu modelini oluştururken başvurduğu fotogrametri tekniği, bir nesnenin farklı noktalardan çekilmiş yüzlerce fotoğrafının mekânsal koordinatlar ekseninde birleştirilmesine dayanıyor. Çağrı Taşkın, Serkan Kaptan, Erdal İnci’den oluşan kolektif, serginin açıldığı günden itibaren her hafta düzenli çekimler yaptı ve çektikleri binlerce fotoğrafı dijital ortamda işler arasındaki mekânsal bağları gözeterek birleştirdi. İki boyutlu yapıtların yanı sıra, mekânı kullanan büyük ölçekli yerleştirmelerin de yer aldığı sergi böylelikle bir haritacı titizliğiyle belgelenmiş oldu. “Kaf Dağı’nın Ardında” sergisinde mistik, sembolik, şaşırtıcı ve oldukça cazibeli bir evren yaratan CANAN’ın bu sergi için üretmiş olduğu pek çok yerleştirme dijital ortamda izleyicilerle buluşmaya devam edecek. Başlığını Arap ve Fars kozmolojisinin efsanevi Kaf Dağı’ndan alan sergi, sanatçının pratiğini Cennet, Araf ve Cehennem kavramlarıyla okumayı öneriyordu. CANAN’ın ışık/gölge, iyi/kötü, içsel/dışsal, gerçeklik/hayal, aydınlık/karanlık gibi ikiliklere dayanan ve insan ruhunun bastırılmış yönlerini, cinleri, gerçeküstü yaratıkları ve arketipleri ele alan yeni üretimleri Arter’in üç katına yayılıyordu. Bu üç kat artık aşağıdaki linklerin görüntülendiği bilgisayarlarda fareyi oynatarak gezilebilir. Dijital sergi gezinizi sanal gerçeklik (VR) gözlükleri ile veya tam ekranda HD ayarlarda yapmanızı öneririz. Arter gelecekte düzenleyeceği sergileri içeriklerine uygun yöntemlerle dijital platformlara taşıyarak zaman ve mekân sınırlarını kaldırmayı; muhtelif sebeplerle Arter’i ziyaret etme imkânı olmayan izleyicilerine de sergilerine erişmenin alternatif yollarını sunmayı hedefliyor.
sanat365.com/blog365

Nil Yalter, Kayıt Dışı

30 Ekim 2016 Pazar     400
Arter, 14 Ekim 2016 – 15 Ocak 2017 tarihleri arasında Nil Yalter’in Türkiye’de bugüne kadar gerçekleşen en kapsamlı sergisine ev sahipliği yapıyor. Küratörlüğünü Eda Berkmen’in yaptığı “Kayıt Dışı” başlıklı sergi, Yalter’in yapıtlarındaki ana tema ve motiflere genel bir bakış niteliği taşıyor. Yalter’in resim, fotoğraf, yazı, kolaj, performans, video gibi farklı mecraları bir araya getiren yerleştirmelerinin birçoğu Türkiye’de ilk kez sergileniyor. Sanatçı, eserlerinde kayıt dışı kalmış kişi, duygu ve bilgilere geniş yer veriyor; bireyin toplumsal normlar ve kontrol mekanizmaları karşısında geliştirdiği var olma stratejilerini araştırıyor. Nil Yalter, işçiler, kadınlar ve göçmenler başta olmak üzere toplumun görünmeyen üyelerinin yaşama alanlarını ve varoluş mücadelelerini işlerinin odağına alır. Etnografi, edebiyat, sosyoloji, bilim, sözlü tarih ve kültürel gelenekler başta olmak üzere birçok disiplinden yararlanarak ürettiği bu eserlerle sanatçı, beden, mekân ve bilginin güç odakları tarafından kontrol edilmesine başkaldırır. Yalter çalışmalarında belgesel ve şiirsel dili bir arada kullanarak ve tıpkı bir şaman gibi farklı kimliklere bürünerek kişisel ve toplumsal sarsıntılarla yüzleşir; toplum dışına itilmiş kişilerin hikâyelerine odaklandığı yapıtlarıyla, alternatif bir tarih yazımı oluşturur. Bir Marksist-feminist ve göçmen olan Yalter, üretiminin ilk yıllarından itibaren göç konusuna yoğun bir şekilde odaklandı. Göçmen işçilerin sorunlarını, onların yaşam mücadelelerini etnografik bir yöntem kullanarak topladığı objeler, video röportajlar ve görseller ile belgeledi. “Kayıt Dışı”, sanatçının “Geçici Meskenler” (1974-1977), “Göçmenler” (1976-2016) ve “Şu Gurbetlik Zor Zanaat Zor” (1983) serilerinden İstanbul bağlamına ve sergi mekânının özelliklerine göre seçilmiş olan çalışmaları bir araya getiriyor. Bu eserler önemli birer tarihsel belge olmanın yanı sıra, izleyiciye farklı bakış açılarını inceleme imkânı veren esnek, geçirgen, çok dilli kurgusal birer mekân olarak da işliyor.
HABER365

Venedik Sanat Bienali Türkiye Pavyonu’nda Yer Alacak Sanatçı Belirlendi

9.6.2016 2
13 Mayıs-26 Kasım 2017 tarihlerinde gerçekleştirilecek Venedik Bienali 57. Uluslararası Sanat Sergisi’nin Türkiye Pavyonu’nda sanatçı Cevdet Erek’in projesi sergilenecek. Koordinasyonunu İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) yürüttüğü sergide, Cevdet Erek’in birlikte çalışacağı proje ekibi önümüzdeki aylarda açıklanacak. Cevdet Erek’in ses, mekân ve ritim üzerine yoğunlaşan yerleştirmeleri ve performansları, dOCUMENTA (13) (2012); İstanbul Bienali (2003, 2013 ve 2015), Sidney Bienali (2016), Şarca Bienali (2013), (2013) Stedelijk Müzesi (2014), MAXXI (2014 ve 2015), İstanbul Modern (2014, 2015 ve 2016), Arter (2011), SALT (2012 ve 2015) vb. etkinlik ve kurumlarda sergilendi. Önemli kişisel sergileri arasında “ALT ÜST” (Spike Island, Bristol, 2014) ve Week (Hafta) (Kunsthalle Basel, 2012) bulunuyor. Kitapları “SSS – Sahil Sahnesi Sesi” (2008) BAS tarafından, “Room of Rhythms 1” Walther König (2012) tarafından ve “Az Boş Belki” (2015) Revolver/Artist tarafından yayınlandı. “SSS – Sahil Sahnesi Sesi” ile North Rhine-Westphalia Sanat Vakfı tarafından verilen Nam June Paik Ödülü ‘Medya Sanatı Ödülü’ne değer görüldü (2012). Mimar Sinan Üniversitesi’nde Mimarlık eğitimini tamamlayan Cevdet Erek eş zamanlı olarak Nekropsi grubunda müzik yapmaya devam etti. İTÜ Dr. Erol Üçer Müzik İleri Araştırmalar Merkezi’nde (MIAM) Ses Mühendisliği ve Tasarımı eğitimini tamamladıktan sonra 2004-2005 yıllarında Amsterdam’daki Rijksakademie’de Misafir Sanatçı olarak bulundu. İstanbul’da yaşayan Erek, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde çalışmaya devam ediyor. Venedik Bienali 57. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu Danışma Kurulu’nda sanatçı Ali Kazma, Arter`in küratörlerinden Başak Doğa Temür, Suna ve İnan Kıraç Vakfı, Kültür ve Sanat İşletmesi Genel Müdürü Özalp Birol, küratör ve İstanbul Modern Müzesi Sanat Danışmanı Paolo Colombo ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Batı ve Çağdaş Sanatlar Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Zeynep İnankur yer alıyor. Fiat sponsorluğunda, TC Dışişleri Bakanlığı ile TC Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde gerçekleştirilen Venedik Sanat Bienali Türkiye Pavyonu’nun koordinasyonunu İKSV yürütüyor. Türkiye Pavyonu, İKSV girişimi ve 21 destekçinin katkılarıyla, Arsenale’de 2014-2034 yılları arasında tahsis edilen, uzun süreli mekânda yer alıyor.

ALIŞVERİŞ SEPETİM

Sepeti Kapat