sanat365.com

"Sonsuzluk"

sanat365.com/blog365

Teoman Südor, Sonsuzluk

24 Mart 2018 Cumartesi     207
"Çizgi kutsaladır. Noktanın hareketi çizgiyi meydana getirdiğine göre bu noktanın çekirdeğinin `merkezinde` insanlığın kültür ve özgürlüğü vardır." Teoman Südor 55 yıllık sanat yaşamını geride bırakanduayen sanatçı Teoman Südor’un sanatçı olarak zaman ve mekandan soyutlanmış doğa, ışık ve felsefe üzerine kurduğu ‘Sonsuzluk’ adlı resim sergisi 7 Nisan’ dan itibaren Galeri Diani’de! Teoman Südor’ un "Sonsuzluk" adlı kişisel sergisi 7-28 Nisan 2017 tarihleri arasında Galeri Diani’ de gerçekleşiyor. Serginin adından da anlaşıldığı üzere sanat yaşamında edidiği deneyimlerini çok daha fazla yalınlaştırarak , çok daha fazla dinginleştirerek ama paletindeki renkleri çok ama pek çok arttırıp zaman ve mekan ögelerini birbiri içinde eriterek doğa ve insanın sonsuz döngüsünü sorguluyor. Teoman Südor’ un yapıtları her sergisinde olduğu gibi bir önceki sergisinin adeta devamı niteliği taşıyor. Sanatçının neredeyse ellibeş yıldır ürettiği yapıtlar yaşamın düşünsel algısını oluşturuyor. Prof. Ayla Ödekan’ ın dediği gibi ‘Südor’un tanımladığı uzamda gökyüzü ile yeryüzü bir dialog içindedir ve Prof. Nükhet Güz’ün dediği gibi ‘Işığı öylesine düşünsel öylesine yetkin kullanır ki... Işığın Efendisidir. Bu kişisel sergisinde sanatçı yağlı boya tabloları ile izleyiciyi ; dolambaçsız, yalın ama bir o kadar da simgesel anlatımıyla içsel bir yolculuğa çıkartacak. Galeri Diani’nin son beş yıldır gelenekselleştirdiği sanatçılar, eleştirmenler ve izleyicilerin katılımıyla gerçekleştirdiği sergi üzerine yapılacak olan söyleşi ise 21 Nisan 2018 tarihinde gerçekleşecek.
sanat365.com/blog365

Mor Yazman’ın Tragedyası Resim Sergisi

20 Mart 2018 Salı     186
Necmi Karkın, İskenderun/Hatay Park Forbes’te 23-25 Mart 2018 tarihleri arasında 18 çalışmasını sergileyecek. Sanatta Anemnesis sarsıntıları, Estetiğin Çağdaş Retorikleri ve Anadolu Kültürü`nde estetik kitapları bulunan Necmi Karkın, birçok yerde `Estetik` üzerine konferanslar vermiş. "Aralıksız Duyumsama" (Ankara), "Konuya Yeniden Dönmek" (Malatya) adlı sergilerin de küratörlüğünü üstlenmiştir. Uluslar arası Sanat Eleştirmenleri (AICA) üyesi ve İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi`nde öğretim görevlisidir. "Mor Yazman’ın Tragedyası" sanatçının dördüncü kişisel sergisidir. Anadolu Kültürü’nün estetik deneyimleri ve geleneklerini güncel kılmak isteyen sanatçı için `Yazma` içsel sevginin yansımasıdır. Anadolu Kültürü`nde sevgi; sonsuzluk, sıla, kavuşmayla birlikte yaşanan acıyla (tragedya) ile bütünleşmektedir. Dünya formu içerisinde yansıma bulan homojen renk dağılımıyla birlikte `Yazmanın` çeşitli rengi ve düğümsel çizgileriyle birleşmiş, dışavurumcu ve lirik soyutlamaya gidilmiştir.
sanat365.com/blog365

Sevinç Çiftçi, Yarın Ne Kadar Sürer

5 Mayıs 2017 Cuma     264
"Yaşantımızı biçimleyen büyük kırılmalar kaynağını küçük anlardan alıyor olabilir mi? Yaşadıklarımızın ne kadarı kendi gelecek tasarımımız? Kendi gelecek tasarımımız ne zaman, nerede? Hangi silik hayalde örtülü kaldı? Ve işte bu sorulardır ki beni (sanatçıyı) yeni üretimlere çağırır?." Sevinç Çiftçi Sevinç Çiftçi`nin insanın henüz şekillenmemiş ve katılaşmamış olma halini bize çocuk figürleriyle anlattığı, yaşamımızı sorguladığı "Yarın Ne Kadar Sürer?" resim sergisi 6 Mayıs`tan itibaren Galeri Diani`de! "Hiçbir şey sona ermedi, ermez de, geçmişe doğru süzülüp giden birhikâyeninbaşladığı yere döndüm. Zamanın tozunda berraklığını yitiren sonra da ansızın öyle bir anda rüya gibi geriye gelen birhikâye, hiçbir şey sona ermez." Theo Angelopoulos Sevinç Çiftçi`nin "Yarın Ne Kadar Sürer?" isimli kişisel sergisi 6 Mayıs-27 Mayıs2017 tarihleri arasında Galeri Diani`de gerçekleşiyor. Theo Angelopoulos`un "Sonsuzluk ve Bir Gün" filminden esinlenen sergide, farklı ebatlarda yağlıboya eserlerin yanı sıra, sanatçının karışık teknikle ürettiği resimlerini ve desenlerini de görmek mümkün olacak. Ayrıca, sanatçının üretim sürecine eşlik eden defteri de sergi süresince izleyici ile buluşacak. Sanatçı kişisel sergisinde "Yeniden ortaya çıkan geçmiş, bugünün tabulaştırdığı dönüm noktalarını ortaya koyar. Üstelik belleğin tazelenmesi hayalin idrak içeriğinin de tazelenmesine yol açar," diyen Herbert Marcuse anımsamanın, toplumsal olanca bastırılan ögeleri geri getirdiğini anlatırken gerek içeriği gerekse kullanılan teknikler bakımından "anımsama" kavramını vurguluyor. Bu bağlamda Sevinç Çiftçi resimlerdeki çocuk figürlerini, henüz şekillenmemiş ve katılaşmamış olma halini bize hatırlatırcasına karşımıza çıkarıyor.
sanat365.com/blog365

Decolife, Horizontal

9 Haziran 2016 Perşembe     274
Grafiti sanatçısı Decolife`ın üçüncü kişisel sergisi "Horizontal", 12 Mayıs - 11 Haziran tarihleri arasında x-ist`te gerçekleşiyor. Decolife takma ismiyle tanınan Brezilyalı sokak sanatçısı Andre` Ruiz de Freitas`ın x-ist`teki ikinci kişisel sergisi "Horizontal", üç yıldır üzerinde çalıştığı ve daha önce hiçbir yerde görülmemiş resimlerinden oluşuyor. x-ist`in genç sanatçıları destekleme misyonuna sokak sanatına da yöneltmesiyle ev sahipliği yaptığı Decolife`in ilk sergisi "Mind the Gap"in ardından geçen üç yılda, devamlı seyahat ederek ve yeni sanatçılarla tanışarak beslenen Decolife, bu kez sanat izleyicisinin karşısına ahşap üzerine akrilik çalışmalarıyla çıkıyor. Son dönem çalışmalarında grafiti ve sprey boyalara değil, akrilik ve fırçayla çalışmaya ağırlık veren Decolife, çocukluğundan beri kendini en iyi ifade ettiği yöntemin resim yapmak olduğunu ve farklı teknikleri kullanmayı sevdiğini ifade ediyor. Bir önceki sergisinde galeride gerçekleştirdiği performansıyla dikkat çeken sanatçı, yeni sergisinde de x-ist`in bir duvarını boyayacak. Decolife, bir sokak sanatçısının özgür ruhundan esinlendiği ya da seyahat ederken tanıştığı bir evsizden etkilendiği, her biri farklı hikayelerden yola çıkan yeni çalışmalarında, akrilik boya ve fırçayla çalışarak, resimle çocukluğundan bu yana süregelen ilişkisinin üzerine gidiyor. Bunu da kendi iç dünyasını ve duygusal yönünü ortaya çıkarmak olarak adlandıran Decolife, sergi ismini "Horizontal" olarak belirlemesini de sonsuzlukla bağdaştırıyor. Yaşadığı ve seyahat ettiği tüm kültürlerden beslenen, kendisini etkileyen olayları çalışmalarına yansıtan Decolife, bu dönemde resime yönelmesinin sebeplerinden biri olarak, insanların resme bakışını ve farklı yorumlamalarını etkileyici bulmasını, birilerinden etkilenmek ya da birilerini etkileyerek değişimin bir parçası olmayı önemsemesini gösteriyor. Decolife`ın "Horizontal" başlıklı kişisel sergisini, 12 Mayıs - 11 Haziran tarihleri arasında x-ist`te ziyaret edebilirsiniz.
sanat365.com/blog365

Selçuk Artut, Sımsıkı

10 Mayıs 2016 Salı     353
Galeri Zilberman proje alanı 26 Mart – 7 Mayıs 2016 tarihleri arasında gerçekleşecek, Selçuk Artut’un Sımsıkı adlı proje sergisini duyurmaktan mutluluk duyar. Çalışmalarında dijital teknoloji ve ses mimarlığının imkanları hakkında felsefi tartışma yaratan, çok yönlü sanatçı Selçuk Artut, galeriyle yaptığı bir önceki sergi Verisel Gerçeklik (2014) ile ses, etkileşimli yerleştirme, sanal gerçeklik gibi unsurları bir araya getirerek sanat objelerinin işlevselliğini sorgulamış, Sonsuza Dek (2011) sergisi ile Endüstri Devrimi ve dünya savaşlarının sonucu olarak süregelen kaos ve makina yapısı arasındaki ilişkiyi incelemişti. Galerideki yeni projesi Sımsıkı’da sanatçı, önceki sergilerinde de yer alan sonsuzluk, çok seslilik ve algısal çeşitliliği, üretim fikri üzerine kurguladığı deneysel bir projeye çeviriyor. Sanatsal ve endüstriyel açılardan üretimin aynılaştığı ve ayrıldığı durumlar üzerine izleyiciyi sanatı tüketmeye davet ediyor. Proje, sanatçı tarafından tasarlanarak üretilmiş, içerisinde elektronik devre olan kavanozlar üzerinden sanat nesnesi ve endüstri nesnesi arasındaki ince çizgiyi gündeme getiriyor. ‘Kavanoz’ nesnesi sanatçının ellerinde, seri üretim ve sanatsal üretimin ‘biricik’lik kaygısı arasındaki gri alanda titreşiyor; bu iki üretimin nerede başlayıp nerede bittiğine dair bir soru soruyor. Oyuncaklaştırdığı bu sanat nesneleri, yaydıkları titreşim ve gürültüyle birbirlerine yaklaşarak ‘sımsıkı’ kenetleniyor ve bu durumun ‘ironik’liğine değinerek estetik ve form üzerine kışkırtıcı bir tartışma alanı yaratıyor. İzleyicilerin düşük bir meblağ karşılığında sahip olabileceği kavanozlar, aynı zamanda heykelleşmiş minik bir nesne üzerinden elektronik sanatların doğası gereği erişilebilir olması fikrine değiniyor. Proje, izleyicilerin satın alımı üzerinden kendini fonlayarak sonsuz bir üretime dönüşüyor ve ‘tüketimle gelen üretim’i de kendine mal edip dönüştürerek farklı bir model sunuyor. Sanatçı sergiyle ilgili şunları aktarıyor: Evet, doğru. Her şey değişiyor. Ben değişmiyorum diyemem. Etrafıma bakıyorum. Onlar da değişiyorlar ama onların değişimini sürekli takip edemiyorum. Oysa bir anda herkese sımsıkı sarılmak ve “Durun!” diye haykırmak istiyorum. Durmalıyız, çünkü durmazsak birbirimizi göremeyiz. Durun ve şimdi herkes birbirine sımsıkı sarılsın. Bir somunun vidaya geçip sarılması gibi sapasağlam ve sımsıkı olalım ve titremeye başlayalım. Titrersek fark edilebiliriz. Ama sürekli aynı hareketle değil, nasıl olduğunu bilmeden, ‘Anlamsız mı?’ diye sorgulamadan...

ALIŞVERİŞ SEPETİM

Sepeti Kapat