sanat365.com

"İstanbul"

sanat365.com/blog365

Lithian Ricci, Esinti Sergisi

11 Kasım 2019 Pazartesi     23
Üsküdar’ı, şehrin kültür sanat merkezi haline getiren Üsküdar Belediyesi, ilginç malzemeler kullanarak eserlerine ruh ve farklı bir boyut kazandıran İstanbul tutkunu, Romalı sanatçı Lithian Ricci’nin Esinti Sergisi’ni İstanbullularla buluşturdu. Osmanlı hanedanlığına adını yazdıran 10 sultanın portrelerinden oluşan sergi, tarihten izler taşıyan yönüyle katılımcıları kısa bir tarih turuna çıkarıyor. Lithian Ricci’nin Türk kadınlarının estetik ve zarafetine duyduğu hayranlıktan yola çıkıp, tarihin en görkemli imparatorluğu olan Osmanlı’nın sultanlarını resmederek hazırladığı Esinti Sergisi, 8 Kasım tarihinden itibaren 5 Ocak 2020’ye kadar Nev Galeri Nevmekan Sahil’de sergilenmeye başladı. Küratörlüğünü Yasemin Aslan Bakiri’nin üstlendiği sergide, sanatçının esin kaynağı olan Türk kadınlarının yüzlerinden oluşan eserler de yar alıyor. Ayrıca, hayali ve manevi bir dünyadaki çeşitli insan ve hayvan konularını temsil eden 7 büyük boyutta kâğıt üzerine mürekkeple çalışılmış eserleri de sergileniyor. Çok sayıda seçkin davetlinin katıldığı serginin açılışında konuşan Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, İstanbul’da yaşayan İtalyan sanatçı Lithian Ricci’nin eserlerini İstanbul ve Osmanlı tarihinden esinlenerek yaptığını söyledi: ‘’Öncelikle bu eserler Türk kadınının asaletini ve zarafetini yansıtmaktadır. Güzel Üsküdar’ımız da hanım sultanlar şehri. Sosyal hayatın içinde olan eserleri olan hanımlar hep Üsküdar’a eserler bırakmışlardır. Nevmekan Sahil de tam bir Üsküdar müzesi, İstanbul’un yansıtıldığı bir eser oldu. Dolayısıyla bu sergi tam bir İstanbul sergisi olmuştur. Herkesin rahatlıkla ulaşabileceği, herkesin gezip dolaşabileceği ve bu nadide eserleri görebileceği bir yer. Eserlerin herkesin ulaşabileceği bir mekanda olması da ayrıca değerli. Değerli sanatçı Lithian Ricci’nin yanı sıra serginin küratörlüğünü yapan Yasemin Aslan Bakiri hanımefendiyi de katkılarından dolayı ayrıca kutluyorum. 5 Ocak 2020’ tarihine kadar sanatseverlerle buluşacak olan sergiye tüm Üsküdarlıları ve İstanbulluları bekliyoruz.’’ Lithian Ricci Hakkında Roma’da dünyaya gelen Lithian Ricci, burada mimarlık derecesi aldıktan sonra eğitim hayatını, Londra’da Healtherley Güzel Sanatlar Okulu ve Mimarlık Derneği Okulu’nda aldığı eğitimle destekledi. Bir süre mimar olarak çalıştıktan sonra 1984 yılında kariyerini sanata yöneltti. Resim ve heykel branşlarında çok özel çalışmalara imza attı. O günlerden bu yana farklı disiplinlerle çalışan, ilginç malzemeler kullanarak eserlerine ayrı bir ruh ve boyut kazandıran usta sanatçının eserlerinde, İtalya’da 80’li yıllarda ortaya çıkan Pittura Colta sanat akımının post modern izlerini görmek mümkün. Lithian Ricci, 2013 yılında İstanbul Bianeli’ne özel hazırladığı sergi ile İstanbul’un sihirli atmosferinden ve kültüründen etkilenerek eserlerini Türk kültüründen izlerle harmanlamaya başladı. Açtığı kişisel ve karma sergilerle de bu eserlerini sanatseverlerle paylaştı. Tam bir İstanbul aşığı olan Lithian Ricci, bugün hem İstanbul ve hem de İtalya arasında dönüşümlü olarak yaşamını sürdürüyor.
sanat365.com/blog365

İçimdeki Çocuk

4 Ekim 2019 Cuma     145
Osmanlı İmparatorluğu’nın son döneminin önemli yapılarından biri olan Nakkaştepe’deki Abdülmecid Efendi Köşkü, 16. İstanbul Bienali süresince Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç koleksiyonundan eserler ile “İçimdeki Çocuk” sergisine ev sahipliği yapıyor. Ömer M. Koç’un tüm safhalarını titizlikle takip ettiği sergi, Ülkemizden ve Dünyadan 60 kadar sanatçının 17’inci yüzyıldan günümüze geniş bir döneme yayılan 100’den fazla yapıtını bir araya getiriyor. Sanat danışmanlığını Károly Aliotti’nin üstlendiği “İçimdeki Çocuk” sergisi, resimden fotoğrafa, heykelden yerleştirmeye çok çeşitli teknik ve malzemelerle üretilmiş işleri odağına alırken, ziyaretçilerini, zamanla kaybetmeye yüz tuttukları içlerindeki çocukları dinlemeye davet ediyor. Sergi 20 Eylül’den itibaren 10 Kasım 2019’a kadar Pazartesi hariç haftanın her günü 11:00 – 19:00 saatleri arasında ziyarete açık olacak. Nakkaştepe’deki Abdülmecid Efendi Köşkü, 16. İstanbul Bienali süresince Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç Koleksiyonu’ndan bir seçkiyi ağırlıyor. Ömer M. Koç’un tüm safhalarını titizlikle takip ettiği sergi, Ülkemizden ve Dünyadan 60 kadar sanatçının 17’inci yüzyıldan günümüze geniş bir döneme yayılan 100’den fazla yapıtını bir araya getiriyor. Koç Holding’in 2007-2026 yılları arasında sponsorluğunu üstlendiği İstanbul Bienali’nin şehre getirdiği dinamizm vesilesiyle hazırlanan sergi, Koç Topluluğu’nun kültürel mirası yaşatma ve sanata genel erişimi yaygınlaştırma hedefleriyle buluşuyor ve bu alanlardaki kararlılığının bir kez daha altını çiziyor. İçimdeki Çocuk Károly Aliotti’nin sanat danışmanlığında gerçekleşen “İçimdeki Çocuk” sergisi, genellikle çocukluk döneminde var olan fakat yetişkinlerin yaş aldıkça kaybettiği; merak uyandıran ve sınırların zorlanmasına neden olan, imkansızın tanımını bilmeyen çocuk aklını, içimizdeki çocuğu dinlemeye davet ediyor. Küçük Prens’in yazarı ünlü yazar Antoine de Saint Exupéry’nin “Her yetişkin önce çocuktu… Ama pek azı bunu hatırlıyor” sözünü hatırlatan sergi, Picasso’nun yağlı boya tablosundan, Küçük Prens’in orijinal çizimlerine, çağdaş sanattan, bu sergiye özel üretilen enstalasyonlara ziyaretçilerin içlerindeki çocuğa bir yolculuk vadediyor. Sanatçılar “İçimdeki Çocuk”; Francesco Albano, Murat Balcı, Ronit Baranga, Yto Barrada, Bertozzi & Cassoni, Stefano Bombardieri, Claudio Bravo, David Breuer-Weil, Paul Carey, Jean Baptiste Carpeaux, Keith Carter, Loris Cecchini, Taner Ceylan, E.V.Day, Antoine de Saint-Exupéry, Snyder Dean, Maurice Denis, Nezaket Ekici, Yael Erlichmann, Jan Fabre, Nancy Fouts, Françoise Gilot, Murat Gök, Simon Groves & Tracy Johnson, Mona Hatoum, Kenny Hunter, John Isaacs, Ahmet Doğu İpek, Juneau Projects, Clementine Keith-Roach, Alicja Kwade, Lloyd le Blanc, Fabien Mérelle, Luc-Olivier Merson, Polly Morgan, Ordinary Architecture, İrfan Önürmen, Ferhat Özgür, John Campbell Phillips, Pablo Picasso, Patricia Piccinini, Wilfred Pritchard, Tawatchai Puntusawasdi, Elsa Sahal, Michael Schwarze, Erinç Seymen, Carolein Smit, Yaşam Şaşmazer, Sam Taylor-Wood, Hale Tenger, Seyhun Topuz, Mehmet Ali Uysal, Levi Van Veluw, Fabio Viale, Andy Warhol, Bedwyr Williams, Daphne Wright, Erwin Wurm, Damla Yalçın’ın da aralarında olduğu birçok anonim sanatçının eserlerine ev sahipliği yapıyor.
sanat365.com/blog365

Kapıları Aralayan Kadınlar

1 Ekim 2019 Salı     27
Tasarım yolculuğunun başından bu yana koleksiyonlarına kadınlardan aldığı ilhamla hayat veren Simay Bülbül, Sonbahar Kış 2019 koleksiyonunda yine özel bir konuya değinerek iz bırakan kadınları ele alıyor; “Kapıları Aralayan Kadınlar”… Karşılaştıkları zorlukların durduramadığı, hayallerinin ötesini görebilmeyi hedefleyen, sinema, bilim, sağlık, üretim, teknoloji, moda, sosyal sorumluluk, edebiyat, sanat gibi farklı disiplinlerde başarılara ve ilklere imza atmış kadınların hikayeleri, Simay Bülbül’ün Kapıları Aralayan Kadınlar koleksiyonuna ışık tutuyor. Tasarımcı yeni koleksiyonunu ilk kez göstereceği defilesini, 10 genç kadının portrelerinden oluşan fotoğraf sergisi ile eş zamanlı “Kapıları Aralayan Kadınlar” projesiyle, 3 Ekim Perşembe günü moda ve sanat severlere sunacak. Simay Bülbül’ün objektifinden, kendi bakış açısını aktaran siyah beyaz portre fotoğrafların yer aldığı sergi ve ardından gerçekleşecek defile, başarıları daha geniş kitleler tarafından duyulmayı hakeden, yürekleri ile fark yaratan bu özel kadınların ilham veren hikayeleri ile tüm kadınlar arasında bir bağ kuracak. Kapıları Aralayan Kadınlar Koleksiyonu ve Defilesi Simay Bülbül, yıllardır deri ve kumaşı birleştirerek devam ettirdiği avangard çizgisine yeni bir soluk getirdiği Kapıları Aralayan Kadınlar koleksiyonunda, deriyi coutre detaylar ile buluşturuyor. Deriyi el işlemesi şeklinde yorumlayıp, parlak ve şık detaylar kullanarak geceye ve özel günlere taşıyor. Tasarımcı bu koleksiyon ile elegan zevklere sahip, stil sahibi Simay Bülbül kadınlarına, hayata farklı bakış açısı geliştirerek bakmanın kodlarını veriyor. Türkiye’nin farklı bölgelerinden getirilen tarihi kapıların kullanıldığı ve özel bir koreografi ile sunulacak defile için İstanbul’un yeni etkinlik merkezi HangarİST ilk kez kapılarını açacak. Koleksiyon imaj çekimi ve kreatif direktörlüğü Hakan Öztürk tarafından yapılırken, defile koreografisi Öner Evez tarafından gerçekleştirilecek. On season koleksiyon, defilenin ardından Simay Bülbül’ün yeni mağazası Perveran’da ve Gizia Gate’te satışa sunulacak. Kapıları Aralayan Kadınlar Fotoğraf Sergisi Simay Bülbül varlıkları ve düşünceleri ile öncülük etmiş, dünyamızı değiştirerek fark yaratan kadınların portlerinden oluşan fotoğraf sergisi ile bir ilke imza atıyor. Tasarımcı defile ile aynı mekanda gerçekleşecek sergi ile moda severlere benzersiz bir deneyim yaşatacak. Fotoğraf sergisi, Türkiye’nin farklı noktalarından gelen tarihi kapılar ve defile koleksiyonu, HangarİST’te 15 Ekim tarihine kadar görülebilecek.
sanat365.com/blog365

Akbank Caz Festivali Başlıyor

1 Ekim 2019 Salı     15
Bu yıl 29. kez caz severlerle buluşacak Akbank Caz Festivali, 17-27 Ekim tarihleri arasında 130’dan fazla yerli ve yabancı sanatçının performanslarıyla 36 ayrı mekanda gerçekleştirilecek. Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali 29. kez şehri cazın farklı renkleriyle buluşturacak. Kurulduğu günden bu yana sanatı ve sanatçıyı destekleyen Akbank’ın en uzun soluklu kültür sanat projelerinden biri olan Akbank Caz Festivali, yepyeni ritim ve renkleri içeren zengin programı ile 17-27 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek. 29. Akbank Caz Festivali’nde bu yıl; caz müziğinin önemli temsilcilerinden Art Ensemble of Chicago, Charles Lloyd Sky Trio feat., Gerald Clayton ve Marvin Sewell, The James Carter Organ Trio, Jakob Bro Trio, Louis Sclavis Quartet, Sarah McCoy, Alfa Mist, Bugge Wesseltoft & Erkan Oğur & Friends, Yonathan Avishai Trio, Mats Eilertsen Trio, KOKOROKO, Maisha, NES, Vaudou Game gibi farklı ülkelerden birçok sanatçının yanı sıra Türkiye’den Kerem Görsev Trio, Zuhal Olcay feat. Güvenç Dağüstün, İmer Demirer, Ali Perret, Aydın Esen ve Can Kozlu, Bora Uzer Group, Bebop Project, B’r Şeyler Eks’k, Standards & Selen Beytekin, Serhan Erkol Kerem Türkaydın gibi isimler de sahne alacaklar. Organizasyonu ve içerik programlaması Pozitif iş birliğiyle gerçekleştirilen 29. Akbank Caz Festivali 11 gün boyunca; Ustalara Saygı, Avrupa’dan Caz, Cazda İngiliz Çıkartması, Civardakiler, Festivale Özel, Caz ve Ötesi, Caz Odada ve Caz Saati’nden oluşan sekiz ana temanın yanında; Liselerde Caz, Kampüste Caz, ve Atölyeler ile toplam 11 kategoride caz severlere unutulmaz anlar yaşatacak. Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, uzun soluklu ve sürdürülebilir kültür sanat projelerine destek veren Akbank’ın tam 29 yıldır, her yıl yeni sürprizlerle Caz Festivali’ni, hiç eksilmeyen duygu ve coşkuyla sanatseverlerle buluşturduklarını vurguladı ve ekledi: “İstanbul’un sınırlarını aşan Akbank Caz Festivali’nin liselere, üniversitelere ve Anadolu’ya caz ritmini taşıyan önemli bir misyonu var” Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, Türkiye’nin geleceğine inanan bir banka olarak uzun vadeli bakış açılarından hiçbir zaman ödün vermediklerini belirtti ve şöyle devam etti: “Bu kapsamda kültür ve sanata sağladığımız desteğin de sürdürülebilir ve uzun soluklu projelerle hayat bulmasını önemsiyoruz. 29. yılına kesintisiz ve ilk günkü heyecan ile ulaşan Akbank Caz Festivali de, bu uzun soluklu projelerimizin en önemlilerinden biri. İstanbul’un sınırlarını aşan Akbank Caz Festivali’nin liselere, üniversitelere ve Anadolu’ya caz ritmini taşıyan önemli bir misyonu var. Akbank Caz Festivali’ni gittikçe artan izleyici kitlesi ile buluşturmaya, 29 yıldır olduğu gibi, önümüzdeki yıllarda da devam edeceğiz.” Akbank Caz Festivali’nin kesintisiz bir şekilde, ilk günlerin heyecanıyla 29 yıldır ayakta tutanın, festival ekibinin emeği, müzisyenlerin desteği ve caz severlerin büyük ilgisi olduğunu vurgulayan Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı, 29 yıldır, dünyanın her köşesinden İstanbul’a ritm ve renk taşıyan binlerce sanatçıyla, onbinlerce sanatseveri buluşturmaktan büyük mutluluk duyduklarının altını çizdi ve ekledi: “Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden Akbank Caz Festivali 29. yılında da önceki yıllarda olduğu gibi, programını genişletip, farklı deneyimler ekleyerek yeni dünyayı takip eden, gençleşen ve hedef kitlesini genişleten bir festival olmayı başardı.” Organizasyonu ve içerik programlamasını yapan Pozitif’ten Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Turfan Mumcuoğlu ve Festival Yöneticisi Gözde Sivişoğlu da açıklamasında, Akbank Caz Festivali’nin programına ilişkin şu bilgileri verdi: “Akbank Caz Festivali; 29 senelik köklü yapısıyla beraber dünyadaki disiplinler arası çalışmaları ve yenilikleri de takip ederek; her yıl, yeni içeriklerle programını zenginleştirmeyi ve gençleştirmeyi başardı.” Bu sene yine bu amaçla festival programımızı 11 tema altında hazırladık ve “Caz Odada” ve “Caz Mutfakta” gibi yeni içeriklerle zenginleştirdik. Bizim için çok kıymetli ve önemli bir gece olan ve 1991 yılından 2013’e kadar festivalin direktörlüğünü yapan Mehmet Uluğ anısına bu yıl 6.’sı düzenlenecek “Mehmet Uluğ Gecesi” için yine Babylon’da buluşacağız. 2009 yılında Mehmet Uluğ’un davetiyle ilk albümünü Pozitif Müzik çatısı altında yayımlayan İmer Demirer; Can Kozlu ve Volkan Topakoğlu ile birlikte İ.M.C. Trio olarak Babylon sahnesinde olacak. Gecede ayrıca Ali Perret, Şenol Küçükyıldırım ve Meriç Demirkol’dan oluşan P.D.K. Trio, Aydın Esen ve Bora Uzer Group sahne alacak. Pozitif olarak 29 yıldır, Akbank Caz Festivali’nin organizasyonunu üstlenerek, DNA’mızın da temsil ettiği, şehir ve yaşam kültürüne öncülük eden müziğin geliştirici ve dönüştürücü gücüne inanıyoruz. Bu alandaki etkinliklerin sadece fiziken değil yürekten de destekçisiyiz.” Festival bu yıl 50. yılını kutlayan cazın kilometre taşı plak şirketlerinden ECM Records sanatçılarına özel bir yer ayırıyor. Avrupa’nın en prestijli caz festivallerinden biri konumunda olan Akbank Caz Festivali, bu sonbaharda caz dünyasının saygın plak şirketlerinden ECM Records’a özel bir ayırıyor. 2019 yılında 50. yılını kutlayan ve 1969 yılından günümüze 1600’ün üzerinde albümü müzikseverlerin beğenisine sunan ECM festival kapsamında farklı kuşaklardan müzisyenlerin yer aldığı bir seçki ile İstanbullu cazseverler ile buluşacak. ECM imzasını festivale atacak isimler arasında 50. yılını kutlayan Art Ensemble of Chicago, Louis Sclavis Quartet, Mats Eilertsen Trio, Yonathan Avishai Trio, Jakob Bro Trio feat. Joey Baron, Thomas Morgan ve uzun yıllar ECM çatısı altında çalışmış olan Charles Lloyd Sky Trio gibi farklı kuşaklardan müzisyenler yer alıyor. 29. Akbank Caz Festivali’nde bu yıl; 36 ayrı mekanda 130’dan fazla müzisyenle 35 konser, 3 söyleşi, 25 atölye etkinliği gerçekleştirilecek. Akbank Sanat, Cemal Reşit Rey Konser Salonu, Zorlu PSM, Babylon, Caddebostan Kültür Merkezi, Moda Sahnesi, Nardis Jazz Club, Summart Sanat Merkezi, The Badau, Bova, Tamirane Akasya, Avusturya Başkonsolosluğu, Soho House, Zuhal Concept, Sofa Hotel Autograph Collection ve Feriye’nin de içinde bulunduğu 36 ayrı mekan 29. Akbank Caz Festivali’ne ev sahipliği yapacak. Lise çağındaki gençlere caz müziğini tanıtma ve sevdirme amacıyla bu yıl sekizincisi düzenlenen “Liselerde Caz Atölyeleri” kapsamında 10 lisede gençler, Türkçe pop ve rock parçalarının caz uyarlamalarıyla büyük beğeni toplayan Yavuz Akyazıcı Project ile bir araya gelerek caz müziğini ve enstrümanlarını daha yakından tanıma fırsatı bulacaklar. Festivalin en önemli etkinliklerinden biri olan Kampüste Caz, Ankara Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Kayseri Erciyes Üniversitesi, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, Adana Çukurova Üniversitesi ve Gaziantep Üniversitesi’nde, caz sahnesinin başarılı davulcularından Ediz Hafızoğlu’nu “Nazdrave” projesi ile üniversiteli gençlerle buluşturacak.
sanat365.com/blog365

Pop Art`ın Dahisi Andy Warhol Orijinal Eserleriyle UNIQ Expo`da

24 Eylül 2019 Salı     17
UNIQ Expo, sanatın dahilerini tutkunlarıyla buluşturmaya devam ediyor! Pop Art sanatının öncüsü Andy Warhol ve yine bu akımın en önemli isimleri arasında olan Keith Haring, Roy Lichtenstein, James Rosenquist, 7 Kasım – 29 Mart tarihleri arasında Begüm Alkoçlar küratörlüğündeki Andy Warhol sergisinde buluşuyor. Sanatçının, aralarında ikonikleşen Marilyn Monroe, Campbell Soup ve Flowers gibi ünlü eserlerinin de dahil olduğu 90 adet orijinal eseri #SagolWarhol mottosuyla karşımıza çıkıyor. UNIQ Expo, "Sanat hiç bu kadar eğlenceli olmadı!" dedirtecek bir sergiye hazırlanıyor. 20. yüzyılın en etkili sanatçılarından Andy Warhol, 90 orijinal eseriyle 7 Kasım`dan itibaren McArt.ist desteği ve Begüm Alkoçlar küratörlüğünde UNIQ Expo’da sanatseverlerle buluşacak. Pop Art`a saygı duruşu niteliğindeki bu sergi, İstanbul Maslak`ta 1500 metrekarelik dev bir Pop Art arenası sunacak. Pop Art sanatının öncüleri Keith Haring, Roy Lichtenstein, James Rosenquist ve Robert Indiana’nın Türkiye`de ilk kez sergileneceği orijinal 40 eserini de karşımıza çıkaracak. Sergi aynı zamanda, genç sanatçı kuluçka platformu McArt.ist koordinatörlüğünde Türk Pop Art temsilcilerine de yer verecek. “Sanata herkes dokunsun” misyonunu üstlenen sergi bu kapsamda, Pop Art sanatını ve Andy Warhol`u tüm yönleriyle tanıtırken, çeşitli atölye çalışmaları ve sanat sohbetleriyle ziyaretçilere interaktif bir deneyim de sunacak. 29 Mart’a kadar devam edecek olan ve 7`den 77`ye herkese hitap eden sergide çocuklar; Andy Warhol`un renkli Pop Art dünyasını ve 50`li yılların tüketim çılgınlığını keşfederken, sanatın keyifli, eğlenceli tarafıyla da tanışacaklar. Roy Lichtenstein’ın Van Gogh odasında hayal dünyalarını genişletecek, New York sokak sanatçısı Keith Haring’in grafitileriyle renklenecek, 60`lı yılların diskoteğinde dans edecek ve eğlenerek öğrenecekler. Sergide sosyal medya tutkunları da unutulmadı… Ziyaretçiler, özel tasarlanmış dekorlarda, sanat kokan, özgün fotoğraflar çekip, paylaşım yapabilecek. Andy Warhol sergisinin avantajlı kısa süreli ön satış biletleri 7 Ekim`e kadar Biletix`te!
sanat365.com/blog365

Scream Shot

18 Eylül 2019 Çarşamba     39
Ressam Feryat Aydemir’in doğa ve şehir soyutlamalarından oluşan resim sergisi, Atılgan Bayar’ın küratörlüğü’nde Nişantaşı Canvas Art Investments’da 4-21 Ekim tarihleri arasında görülebilir. Resimlerinde hem dışavurumcu öğeleri hem de izlenimci öğeleri birleştiren, yetkin figür yeteneğini soyuta transfer eden Feryat Aydemir, renk paleti ile de Türk sanat tadını uluslararası çağdaş sanata aktarmayı başarmış nadir sanatçılardan biri. 2018 yılında çalışmaya başladığı küratörü Atılgan Bayar onu şöyle tanımlıyor: “Feryat Aydemir, belki de yalnız Türkiye’nin değil, dünyanın en iyi figür sanatçılarından biri. O bu büyük yeteneğini soyutlayarak ve Türk renk geleneği ile besleyerek uluslararası çağdaş sanata armağan ediyor. Önümüzdeki dönem dünya çağdaş sanatının ustaları arasında yer alacak ilk Türk sanatçısı olacağına inanıyorum. Hırçın kişiliğini eserlerinde dışavurumcu fırçasıyla aktarırken, izlenimciliğin büyülü dünyasını da soyutlama çalışmalarına temel yapmış bir sanatçı. Bütün bu özgün özelliklerinin yanısıra, Türkiye doğası ve şehirlerinin, özellikle İstanbul’un duygu durumunu çağdaş sanatın diline tercüme ediyor ve bunu Türk Renk Skalası ile yapıyor. Avrupalılar ve Amerikalılar kadar iyi resim yapan Türk plastik sanatçılarından Feryat Aydemir’i ayıran özellik ise, Aydemir’in dünya plastik sanatlar evrenine Türk sanat değerlerini hediye edebilmiş olması. Üstelik bunu egzotik ve folklorik değerler gibi göstermeden dünya sanatına entegre edebilmiş olması da onun en büyük özelliği.” Aydemir’in 30 adet yağlıboya tablosundan oluşan SCREAM SHOT, Nişantaşı Maçka Caddesi No 29’daki Canvas Art Investments salonunda 21 Ekim’e kadar izlenebilir.
sanat365.com/blog365

Pas Geç

18 Eylül 2019 Çarşamba     17
Galeri Bu Pavilion yeni sezona, Fransa`nın önemli sanat okullarından Montpellier Sanat Okulu ve MO. CO. (Montpellier Contemporary) tarafından geliştirilen Saison 6 Artist Residency programının sanatçılarının sergisi "Touch-and-Go" sergisiyle başlıyor. Saison 6, 16. İstanbul Bienali küratörü ve MO. CO. (Montpellier Contemporary) direktörü Nicolas Bourriaud tarafından geliştirilmiş, Montpellier Yüksek Sanat Okulu’ndan mezun olmuş altı genç sanatçı için tasarlanmış; yeni bir sanatçı rezidansı programıdır. Program, farklı ülkelerde, üç rezidanstan oluşmaktadır ve çağdaş sanat dünyasındaki majör etkinliklerle ilişkili olarak düzenlenmektedir. Saison 6, sanatçılarına bir yıllık bir süreçte, sanatsal pratiklerini ve profesyonel altyapılarını geliştirme olanağı tanır. Her rezidans programının ardından, sanatçılar araştırmalarını kısa süreli bir sergiyle ortaya koyar. Sırasıyla Kochi-Muziris Bienali (Hindistan) ve Venedik Bienali’nin (Italya) ardından, Saison 6 İstanbul’daki sergileri, 16. İstanbul Bienali ile eş zamanlı olarak Galeri Bu’da gerçekleşecek. Galeri Bu’daki sergilerinin yanı sıra, ödül kazanmış bu altı sanatçı bienalin üç mekanında; işlerin üretiminden sergilerin kurulumuna kadar bienal sürecine de dahil oldular. Nicolas Aguirre, Geoffrey Badel, Mona Yound-eun Kim , Corentine Le Mestre, Quentin L’helgoualc’h ve Chloé Viton bu bir senelik programın devamında araştırma ve düşünsel süreçlerini Galeri Bu, Galata’da PAS-GEÇ sergisi ile ortaya koyuyorlar. Seyahat ettikleri çeşitli coğrafyalardan pek tabii etkilenerek, bu göçebe sanatçılar üretimlerini, beraberlerinde hiçbir malzeme ya da nesne getirmeksizin; yerel ekonomiye katılım ile bulundukları yerlerde gerçekleştirdiler. Bu çeşitli zaman dilimleri, eserlerinin bir arada varoluşuna dair yeni perspektifleri ortaya koydu. Her yeni yer, projelerine ilişkin diyalogları yeniden düşünmek için bir imkân yarattı, adım adım, heterojen bağlamlarda yaratmaya dair sanatsal ilişkileri ile yüzleşebilir hale geldiler. Rezidansın bu son bölümünün sonucu olan PAS-GEÇ sergisinde, her katılımcının öznellikleri aynı mekânda yankılanıyor.
sanat365.com/blog365

Miro Yeniden İstanbul`da

26 Nisan 2018 Perşembe     372
Yirminci yüzyılın yetiştirdiği en önemli sürrealist ressamlardan Joan Miró’nun eserleri 4 yıl aradan sonra yeniden İstanbullu sanatseverlerle buluşacak. Küratörlüğünü sanat tarihçisi Jean Christophe Hubert’in üstlendiği sergide Miró’nun 300’ü aşkın orijinal eseri dünyada ilk kez UNIQ Expo’da bir arada sergilenecek. “Kelimelerin şiirleri, notaların müziği şekillendirmesi gibi ben de renklerle resmi şekillendiriyorum.” diyen Miró’nun sulu boyalar, baskı resimler, çizimler, kolajlar, mektuplar ve seramikten oluşan litografi ve gravür ağırlıklı en büyük grafik sanatı koleksiyonu sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Sadece resmin değil insan zihninin de özgürleşmesine yardımcı olan, özgürlüğü fethetme isteğiyle böylesine çeşitli, renkli, hareketli, sembollerle yüklü ve fantastik eserler üreten Miró’nun sergisi sürrealizm, çocukluğun rolü, özgürlük, renkler, sanatçının eli, sadelik, ve İspanya gibi birçok tema çevresinde kurgulanıyor. Sergi kapsamında Miro’nun eserlerini ürettiği litografi makinesi ve Palma de Mallorca’daki atölyesi ziyaretçilerin Miro’nun dünyasına bir adım daha yaklaşmaları sağlanacak. Belirlenen 40 eser çocukların sanata olan ilgisini arttırma misyonuyla çocukların göz hizasında olacak şekilde sergilenecek. Aynı zamanda Jean Christophe Hubert’in özel çabasıyla Miro’nun yakın arkadaşı Picasso’nun da 20 eseri sergi kapsamında İstanbullularla buluşacak.
sanat365.com/blog365

Satın Alma Sahiplen

9 Nisan 2018 Pazartesi     324
Hayatımızın vazgeçilmez parçalarından biri de yaşadığımız dünyadaki diğer canlılardır. Bizimle birlikte "var" olma hakkına sahip olan bu canlıların çoğu günümüzde terk ediliyor, sokağa atılıyor ve unutuluyor. Duyarlı insanlara ihtiyacı olan bu dostlarımız için ÖzdilekPark İstanbul, önemli bir sosyal sorumluluk projesinin altına imza atıyor. Proje kapsamında Mehmet Turgut’un objektifine gülümseyen köpekler, yeni yaşama merhaba demek için dostlarını bekliyor. Günümüzde sokak hayvanlarının sayısı gün geçtikçe artıyor. Her ne kadar sahipsiz hayvanların sağlığını ve yaşam haklarını korumak duyarlı insanlara düşen bir sorumluluk olarak kabul edilse de kediler ve köpekler, açlığa, insan şiddetine ve akıl almaz işkencelere maruz kalıyor. Bu nedenle de her yıl 4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü olarak kutlanıyor. Bu farkındalık günü için ÖzdilekPark İstanbul, önemli bir sosyal sorumluluk projesine imza atıyor. Proje kapsamında ÖzdilekPark İstanbul, Türkiye’nin en önemli fotoğraf sanatçılarından biri olan Mehmet Turgut ile Fatih Belediyesi Yedikule Hayvan Barınağı’na terk edilmiş köpeklerin fotoğrafını çekerek, 4 - 15 Nisan tarihleri arasında “Dost Satın Alınmaz Fotoğraf Sergisi” düzenliyor. Terk edilmiş hayvanları sahiplendirmek için bu farkındalık projesine imza atan ÖzdilekPark İstanbul, yeni yaşama merhaba demek isteyen dostlarımızın yeni arkadaşları olmanız için sizi Dost Satın Alınmaz Fotoğraf Sergisi’ne davet ediyor.

ALIŞVERİŞ SEPETİM

Sepeti Kapat