sanat365.com

"çağdaş"

sanat365.com/blog365

İçimdeki Çocuk

4 Ekim 2019 Cuma     348
Osmanlı İmparatorluğu’nın son döneminin önemli yapılarından biri olan Nakkaştepe’deki Abdülmecid Efendi Köşkü, 16. İstanbul Bienali süresince Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç koleksiyonundan eserler ile “İçimdeki Çocuk” sergisine ev sahipliği yapıyor. Ömer M. Koç’un tüm safhalarını titizlikle takip ettiği sergi, Ülkemizden ve Dünyadan 60 kadar sanatçının 17’inci yüzyıldan günümüze geniş bir döneme yayılan 100’den fazla yapıtını bir araya getiriyor. Sanat danışmanlığını Károly Aliotti’nin üstlendiği “İçimdeki Çocuk” sergisi, resimden fotoğrafa, heykelden yerleştirmeye çok çeşitli teknik ve malzemelerle üretilmiş işleri odağına alırken, ziyaretçilerini, zamanla kaybetmeye yüz tuttukları içlerindeki çocukları dinlemeye davet ediyor. Sergi 20 Eylül’den itibaren 10 Kasım 2019’a kadar Pazartesi hariç haftanın her günü 11:00 – 19:00 saatleri arasında ziyarete açık olacak. Nakkaştepe’deki Abdülmecid Efendi Köşkü, 16. İstanbul Bienali süresince Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç Koleksiyonu’ndan bir seçkiyi ağırlıyor. Ömer M. Koç’un tüm safhalarını titizlikle takip ettiği sergi, Ülkemizden ve Dünyadan 60 kadar sanatçının 17’inci yüzyıldan günümüze geniş bir döneme yayılan 100’den fazla yapıtını bir araya getiriyor. Koç Holding’in 2007-2026 yılları arasında sponsorluğunu üstlendiği İstanbul Bienali’nin şehre getirdiği dinamizm vesilesiyle hazırlanan sergi, Koç Topluluğu’nun kültürel mirası yaşatma ve sanata genel erişimi yaygınlaştırma hedefleriyle buluşuyor ve bu alanlardaki kararlılığının bir kez daha altını çiziyor. İçimdeki Çocuk Károly Aliotti’nin sanat danışmanlığında gerçekleşen “İçimdeki Çocuk” sergisi, genellikle çocukluk döneminde var olan fakat yetişkinlerin yaş aldıkça kaybettiği; merak uyandıran ve sınırların zorlanmasına neden olan, imkansızın tanımını bilmeyen çocuk aklını, içimizdeki çocuğu dinlemeye davet ediyor. Küçük Prens’in yazarı ünlü yazar Antoine de Saint Exupéry’nin “Her yetişkin önce çocuktu… Ama pek azı bunu hatırlıyor” sözünü hatırlatan sergi, Picasso’nun yağlı boya tablosundan, Küçük Prens’in orijinal çizimlerine, çağdaş sanattan, bu sergiye özel üretilen enstalasyonlara ziyaretçilerin içlerindeki çocuğa bir yolculuk vadediyor. Sanatçılar “İçimdeki Çocuk”; Francesco Albano, Murat Balcı, Ronit Baranga, Yto Barrada, Bertozzi & Cassoni, Stefano Bombardieri, Claudio Bravo, David Breuer-Weil, Paul Carey, Jean Baptiste Carpeaux, Keith Carter, Loris Cecchini, Taner Ceylan, E.V.Day, Antoine de Saint-Exupéry, Snyder Dean, Maurice Denis, Nezaket Ekici, Yael Erlichmann, Jan Fabre, Nancy Fouts, Françoise Gilot, Murat Gök, Simon Groves & Tracy Johnson, Mona Hatoum, Kenny Hunter, John Isaacs, Ahmet Doğu İpek, Juneau Projects, Clementine Keith-Roach, Alicja Kwade, Lloyd le Blanc, Fabien Mérelle, Luc-Olivier Merson, Polly Morgan, Ordinary Architecture, İrfan Önürmen, Ferhat Özgür, John Campbell Phillips, Pablo Picasso, Patricia Piccinini, Wilfred Pritchard, Tawatchai Puntusawasdi, Elsa Sahal, Michael Schwarze, Erinç Seymen, Carolein Smit, Yaşam Şaşmazer, Sam Taylor-Wood, Hale Tenger, Seyhun Topuz, Mehmet Ali Uysal, Levi Van Veluw, Fabio Viale, Andy Warhol, Bedwyr Williams, Daphne Wright, Erwin Wurm, Damla Yalçın’ın da aralarında olduğu birçok anonim sanatçının eserlerine ev sahipliği yapıyor.
sanat365.com/blog365

Akbank Sanat`ta Çağdaş Dans Programı

1 Ekim 2019 Salı     106
AKBANK SANAT, Ekim 2019 – Mayıs 2020 döneminde LOCART’ın sanat yönetmenliğini ve program içeriğini hazırladığı Çağdaş Dans Programı’na ev sahipliği yapıyor. Program ile çağdaş dans tekniklerine hakim, farklı tarzlar deneyimlemiş ve alanında etkin dans sanatçıları yetiştirilmesi hedefleniyor. Koordinatörlüğünü Tuğrul Savaşçı’nın üstlendiği programın eğitmen kadrosunda; dünyanın ünlü koreograflarıyla çalışmış Alper Marangoz, Bengi Sevim, Beril Şenöz, Evrim Akyay, Korhan Başaran ve Tuğrul Savaşçı gibi isimler yer alıyor. PROGRAM İÇERİĞİ Program, 7 Ekim-18 Ocak tarihleri arasında 1. Yarıyıl ve 3 Şubat – 16 Mayıs tarihleri arasında da 2. Yarıyıl olmak üzere iki dönemden oluşuyor. Adayların niteliklerine göre Grup I (Dance Artist Development) ve Grup II (Dance Artist Education) olmak üzere 2 sınıftan oluşacak programda dansçılar, aynı zamanda eğitmenlerinin kendi dans tarzlarıyla kombine edilmiş atölye çalışmalarına da katılabilecek. Program bitiminde dansçılar, program süresince devam edecek repertuar çalışmalarını temsilen sahne alma fırsatı da yakalayacaklar. Seçme ve değerlendirme sınavı sonucunda oluşturulacak gruplar ile repertuar çalışmaları dahil olmak üzere haftada 4, toplamda 120 ders gerçekleşecek. Grup I için minimum yaş sınırı 17, Grup II için minimum yaş sınırı 13 ve her bir grup için kontenjan 25 kişiyle sınırlı olacak.
sanat365.com/blog365

Öz/Çeviri-M

24 Eylül 2019 Salı     47
Akbank Sanat, yeni sezonda kapılarını Hintli çağdaş sanatçı Sudarshan Shetty`nin dönüşüm kavramına ve katmanlarına odaklanan ‘Öz/çeviri-m (Self/trans-lation)’ başlıklı sergisiyle aralıyor. Sergi 31 Ekim, 2019 tarihine kadar Akbank Sanat’ta sanatseverlerin ziyaretine açık olacak. Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman’ın küratörlüğünü üstlendiği sergide heykel, yerleştirme ve video eserler, dönüşümün kültürel gerçekliğini gündemine alıyor. Sudarshan Shetty’nin eserleri bu dönüşümün bir önceki durumundan uzaklaşan ve önceki durumu da içinde barındıran ama artık aynı olmayan bir gerçeklikle karşımıza çıkıyor. Serginin küratörü Prof.Dr. Hasan Bülent Kahraman, sergiyi şu şekilde özetliyor: “Yeniden üretim bir kültür sorunudur. Bu da çeviridir. Her dönüşüm bir çevrime denk gelir. Shetty, insanın kültürel bir gerçeklik olarak yaşadığı sürekli dönüşümü ve çevirimi bir kültürel sorun olarak ortaya koyuyor. Farklılıkların bir araya geldiği, kaynaştığı, kavuştuğu bir anlayışla ele aldığı çeviri farklı maddelerin ortak doku oluşturmalarında ortaya çıkıyor. Aynı şekilde kültürlerin dönüşümünün ortak kültürel dokuların üretilmesindeki anahtar olduğunu vurguluyor. Gerçekte dönüşen ve dönüştüren ise tartışmasız şekilde insanın kendisi. Özü dönüşen insan kendisini çeviriyor ve içinde iki kere yıkanılmayacak nehirler oluşturuyor. Çağın gerçekliğine alabildiğine şiirsel, lirik, pastoral bir müdahale Shetty’nin sergisi.” Sudarshan Shetty’nin zamanın izini kültürlerin gerçeğinde aradığı sergi ‘Öz/çeviri-m (Self/trans-lation)’, iki farklı malzemenin kaynaşmasıyla iki farklı gerçeğin ve kültürün uzlaşma noktasını araştırıyor. Sergi AKBANK SANAT’ta Salı gününden Cumartesi gününe 10:30 - 19:30 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.
sanat365.com/blog365

Scream Shot

18 Eylül 2019 Çarşamba     80
Ressam Feryat Aydemir’in doğa ve şehir soyutlamalarından oluşan resim sergisi, Atılgan Bayar’ın küratörlüğü’nde Nişantaşı Canvas Art Investments’da 4-21 Ekim tarihleri arasında görülebilir. Resimlerinde hem dışavurumcu öğeleri hem de izlenimci öğeleri birleştiren, yetkin figür yeteneğini soyuta transfer eden Feryat Aydemir, renk paleti ile de Türk sanat tadını uluslararası çağdaş sanata aktarmayı başarmış nadir sanatçılardan biri. 2018 yılında çalışmaya başladığı küratörü Atılgan Bayar onu şöyle tanımlıyor: “Feryat Aydemir, belki de yalnız Türkiye’nin değil, dünyanın en iyi figür sanatçılarından biri. O bu büyük yeteneğini soyutlayarak ve Türk renk geleneği ile besleyerek uluslararası çağdaş sanata armağan ediyor. Önümüzdeki dönem dünya çağdaş sanatının ustaları arasında yer alacak ilk Türk sanatçısı olacağına inanıyorum. Hırçın kişiliğini eserlerinde dışavurumcu fırçasıyla aktarırken, izlenimciliğin büyülü dünyasını da soyutlama çalışmalarına temel yapmış bir sanatçı. Bütün bu özgün özelliklerinin yanısıra, Türkiye doğası ve şehirlerinin, özellikle İstanbul’un duygu durumunu çağdaş sanatın diline tercüme ediyor ve bunu Türk Renk Skalası ile yapıyor. Avrupalılar ve Amerikalılar kadar iyi resim yapan Türk plastik sanatçılarından Feryat Aydemir’i ayıran özellik ise, Aydemir’in dünya plastik sanatlar evrenine Türk sanat değerlerini hediye edebilmiş olması. Üstelik bunu egzotik ve folklorik değerler gibi göstermeden dünya sanatına entegre edebilmiş olması da onun en büyük özelliği.” Aydemir’in 30 adet yağlıboya tablosundan oluşan SCREAM SHOT, Nişantaşı Maçka Caddesi No 29’daki Canvas Art Investments salonunda 21 Ekim’e kadar izlenebilir.
sanat365.com/blog365

Pas Geç

18 Eylül 2019 Çarşamba     59
Galeri Bu Pavilion yeni sezona, Fransa`nın önemli sanat okullarından Montpellier Sanat Okulu ve MO. CO. (Montpellier Contemporary) tarafından geliştirilen Saison 6 Artist Residency programının sanatçılarının sergisi "Touch-and-Go" sergisiyle başlıyor. Saison 6, 16. İstanbul Bienali küratörü ve MO. CO. (Montpellier Contemporary) direktörü Nicolas Bourriaud tarafından geliştirilmiş, Montpellier Yüksek Sanat Okulu’ndan mezun olmuş altı genç sanatçı için tasarlanmış; yeni bir sanatçı rezidansı programıdır. Program, farklı ülkelerde, üç rezidanstan oluşmaktadır ve çağdaş sanat dünyasındaki majör etkinliklerle ilişkili olarak düzenlenmektedir. Saison 6, sanatçılarına bir yıllık bir süreçte, sanatsal pratiklerini ve profesyonel altyapılarını geliştirme olanağı tanır. Her rezidans programının ardından, sanatçılar araştırmalarını kısa süreli bir sergiyle ortaya koyar. Sırasıyla Kochi-Muziris Bienali (Hindistan) ve Venedik Bienali’nin (Italya) ardından, Saison 6 İstanbul’daki sergileri, 16. İstanbul Bienali ile eş zamanlı olarak Galeri Bu’da gerçekleşecek. Galeri Bu’daki sergilerinin yanı sıra, ödül kazanmış bu altı sanatçı bienalin üç mekanında; işlerin üretiminden sergilerin kurulumuna kadar bienal sürecine de dahil oldular. Nicolas Aguirre, Geoffrey Badel, Mona Yound-eun Kim , Corentine Le Mestre, Quentin L’helgoualc’h ve Chloé Viton bu bir senelik programın devamında araştırma ve düşünsel süreçlerini Galeri Bu, Galata’da PAS-GEÇ sergisi ile ortaya koyuyorlar. Seyahat ettikleri çeşitli coğrafyalardan pek tabii etkilenerek, bu göçebe sanatçılar üretimlerini, beraberlerinde hiçbir malzeme ya da nesne getirmeksizin; yerel ekonomiye katılım ile bulundukları yerlerde gerçekleştirdiler. Bu çeşitli zaman dilimleri, eserlerinin bir arada varoluşuna dair yeni perspektifleri ortaya koydu. Her yeni yer, projelerine ilişkin diyalogları yeniden düşünmek için bir imkân yarattı, adım adım, heterojen bağlamlarda yaratmaya dair sanatsal ilişkileri ile yüzleşebilir hale geldiler. Rezidansın bu son bölümünün sonucu olan PAS-GEÇ sergisinde, her katılımcının öznellikleri aynı mekânda yankılanıyor.
sanat365.com/blog365

Seydi Murat Koç, İç Zaman

24 Mart 2018 Cumartesi     467
Seydi Murat Koç’un İç Zaman isimli yeni sergisi 7 Nisan tarihine kadar ddesign gallery’de görülebilecek. Hasan Bülent Kahraman’ın küratörlüğünü üstlendiği sergi, sanatçının 2016 yılında hayata geçirdiği Vertigo ve Yerçekimi serisinin devamı niteliğini taşıyor. Sanatçı Seydi Murat Koç’un kişisel sergisi “İç Zaman”, 3 Mart Cumartesi günü ddesign gallery’de açıldı. Açılışa, aralarında koleksiyonerlerin de bulunduğu pek çok sanatsever katıldı. İç Zaman, sanatçının 2016 yılında hayata geçirdiği Vertigo ve Yerçekimi sergisinin devamı niteliğini taşıyor. İlk seride yer alan resimlere, bu hikayeyi tamamlayan yeni işler eşlik ediyor. Küratörlüğünü Kadir Has Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman’ın üstlendiği sergi 7 Nisan tarihine kadar görülebilecek. FİKİRTEPE`NİN MİRASI PARÇALAR "HAFIZA PANOSU" İLE BİR ARAYA GELİYOR Çağdaşları içerisinde yaratıcı eserleriyle isminden sıkça söz ettiren Seydi Murat Koç, bildiğimiz, tanıdığımız nesneleri, görüntüleri ve imgeleri alıp, onlardan hiç beklemediğimiz, ummadığımız, çoğu zaman yerine oturtamadığımız yeni imgeler, görüntüler ve durumlar yaratıyor. Koç, Vertigo ve Yerçekimi’nde mimari ve antikite referanslarıyla yeniden kurguladığı dünya düzenini, bu kez gerçek hayattan sergi salonuna taşıdığı nesne ve imgelerle yeniden ifadelendiriyor. Kentsel dönüşümün çehresini tamamen değiştirdiği Fikirtepe mahallesinden topladığı, yıkılmış binalara ait parçaları bir araya getirerek “Hafıza Panosu” ismini verdiği bir enstalasyonlar bütünü kurguluyor. “Hafıza Panosu” 2012’den bugüne kadar boşaltılan, Türkiye’nin en büyük kentsel dönüşüm alanlarından olan Fikirtepe’den geriye kalanların bir araya getirilerek gerçekleştirildiği bir enstalasyon çalışması. Şu an neredeyse eski dokusunu tamamen kaybetmiş ve dev bir şantiyeye dönüşmüş olan mahalle, İstanbul’un en eski yerleşim merkezlerinden birinde yer alıyor. 20’nin üstünde inşaat firmasının çalıştığı ve toplamda 18 milyar US$ üstünde harcama yapıldığı tahmin edilen 9189 apartmanda, toplam 140 bin kişinin ikamet edeceği Fikirtepe’nin geçmişinden geriye kalanları Seydi Murat Koç tam 144 parçadan oluşan enstalasyonda sunuyor. 2 YIL BOYUNCA BÖLGEDEN PARÇALAR TOPLADI Seydi Murat Koç enstalasyonu gerçekleştirmek için 2015 yılından bu yana bölgede çeşitli parçalar topladı. Türkiye’nin bir dönemine tanıklık eden ve hepimizin hayatının parçası olan günlük hayat nesnelerini, her evin kendine has biricik kültürünün uzantılarını büyük özenle biraya getirdi. İç zaman, bu “hafıza” alanını belki de son kez bir arada görmeyi dileyenleri bekliyor.
sanat365.com/blog365

Mor Yazman’ın Tragedyası Resim Sergisi

20 Mart 2018 Salı     343
Necmi Karkın, İskenderun/Hatay Park Forbes’te 23-25 Mart 2018 tarihleri arasında 18 çalışmasını sergileyecek. Sanatta Anemnesis sarsıntıları, Estetiğin Çağdaş Retorikleri ve Anadolu Kültürü`nde estetik kitapları bulunan Necmi Karkın, birçok yerde `Estetik` üzerine konferanslar vermiş. "Aralıksız Duyumsama" (Ankara), "Konuya Yeniden Dönmek" (Malatya) adlı sergilerin de küratörlüğünü üstlenmiştir. Uluslar arası Sanat Eleştirmenleri (AICA) üyesi ve İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi`nde öğretim görevlisidir. "Mor Yazman’ın Tragedyası" sanatçının dördüncü kişisel sergisidir. Anadolu Kültürü’nün estetik deneyimleri ve geleneklerini güncel kılmak isteyen sanatçı için `Yazma` içsel sevginin yansımasıdır. Anadolu Kültürü`nde sevgi; sonsuzluk, sıla, kavuşmayla birlikte yaşanan acıyla (tragedya) ile bütünleşmektedir. Dünya formu içerisinde yansıma bulan homojen renk dağılımıyla birlikte `Yazmanın` çeşitli rengi ve düğümsel çizgileriyle birleşmiş, dışavurumcu ve lirik soyutlamaya gidilmiştir.
sanat365.com/blog365

Beyaz Müzayede, Sezonu Ustaların Gözde Eserleri ile Kapatıyor

24 Mayıs 2017 Çarşamba     589
Beyaz Müzayede, 4 Haziran`da Orjin Sanat Merkezi`nde gerçekleştirilecek `40. Çağdaş ve Modern Sanat Müzayedesi` ile sezonu kapatıyor. Türkiye`nin ve dünyanın önde gelen çağdaş sanatçılarının birbirinden değerli yapıtlarının yer aldığı müzayedede, Tate Modern`ın kurucuları arasında bulunan önemli koleksiyonerler Sir ve Lady Sainsbury`nin de koleksiyonuna giren Mübin Orhon`un 1965 tarihli `Le Havre` isimli başyapıtı, 250 bin-400 bin TL tahmini fiyat aralığı ile satışa sunuluyor. Mübin Orhon`un yanı sıra, Nejad Melih Devrim, Fahrelnissa Zeid, Selim Turan, Abidin Dino, Hakkı Anlı gibi `Fransız ekolü` Türk Çağdaş Sanatı`nın birbirinden değerli temsilcilerinin çeşitli dönemlerine ait önemli eserler ve başyapıtlardan oluşan çok zengin bir koleksiyon, sanatseverlerin beğenisine sunuluyor. Birbirinden değerli eserlerin satışa sunulacağı 40. Beyaz Müzayede`de Türk Çağdaş Soyut Sanatı`nın en büyük ustalarından Burhan Doğançay`ın 1970 ve 2000 yılları arasına ait 9 eseri yer alıyor. Sanatçının 1973 tarihli Hücum Serisi`nden `Swirling Breakthrough` isimli yapıtı 170 bin-250 bin TL ve 1970 tarihli `The House of the Rising Sun` isimli yapıtı 160 bin-220 bin TL tahmini fiyat arağı ile satışa çıkıyor. Türk Çağdaş Soyut Sanatı`nın çok önemli ustası Adnan Çoker`in ise 1996 tarihli `Çemberli Mor II` isimli yapıtı 180 bin-260 bin TL ve 1997-2014 tarihli `Beş Kare` isimli yapıtı 160 bin-220 bin TL tahmini fiyat aralığı ile satışa sunuluyor. Müzayede`de Türk Çağdaş Figüratif Sanatı`nın ustalarının görkemli eserleri ve başyapıtlarının yer aldığı, son yılların en zengin figüratif koleksiyonu sanatseverler ile buluşuyor. Türk Çağdaş Figüratif Sanatı`nın diğer ustalarına kıyasla sınırlı sayıda eseri bulunan Alaettin Aksoy`un 1987 tarihli `Yalan` isimli 150x188cm ebatlı başyapıtı 200 bin-300 bin TL, bu sene kaybettiğimiz Yüksel Arslan`ın 2002 tarihli `G. Büchner et R. Lenz` isimli 564 no`lu `Arture`ü 80 bin-160 bin TL ve Mehmet Güleryüz`ün 1986 tarihli `Kaplan Adamın Karısı` isimli yapıtı 180 bin-260 bin TL tahmini fiyat aralıkları ile görücüye çıkıyor. 4 Haziran`da satışa sunulacak eserler arasında Türk Modern Naif Sanatı`nın en büyük ustası Nedim Günsür`ün 1979 tarihli `Balıkçı Evi` isimli önemli yapıtı 100 bin-160 bin TL ve Türk Modern Sanatı`nın en büyük ustalarından `Hocaların Hocası` Bedri Rahmi Eyüboğlu`nun `Karabaş Dönemi` diye anılan, sanatçının kitaplarında da yer alan, koleksiyonerler tarafından en çok aranan dönemine ait `Kalamış`tan` isimli meşhur yapıtı 70 bin-130 bin TL tahmini fiyat aralıkları ile yer alıyor. Türk ve dünya çağdaş sanatından saygın ustalar, seçkin eserler 40. Beyaz Müzayede`de ayrıca diğer çağdaş ve modern sanat ustalarımızdan Fikret Mualla, Ömer Uluç, Ferruh Başağa, Güngör Taner, Mustafa Ata, Zekai Ormancı, Devrim Erbil, Alev Ebüzziya Siesbye, Neşe Erdok, Komet, Ergin İnan, Cihat Burak, Cevat Dereli, Koray Ariş, Osman Dinç, Orhan Peker, Şükriye Dikmen, Nuri İyem, Avni Arbaş, Adnan Varınca, Fethi Arda, Turan Erol, Ali Çelebi, Nuri Abaç, Zühdü Müridoğlu; Türk Çağdaş Sanatı`nın orta ve genç kuşağından Canan Tolon, Kemal Önsoy, Selma Gürbüz, Azade Köker, Kezban Arca Batıbeki, Ahmet Güneştekin, Serdar Arat, Elvan Alpay, Haluk Akakçe, Seçkin Pirim, Murat Pulat gibi Türk Çağdaş Sanatı`nın ustalarından gençlerine kadar geniş yelpazeye ait değerli Türk sanatçıların yanı sıra, eserleri dünya müzelerinde yer alan Sarah Morris, Gudmundur Erro, Jan Voss, Pat Andrea, Ben Willikens, Mark Brusse ve Hunt Slonem gibi dünya çağdaş sanatı ustalarının seçkin eserleri de satışa sunuluyor. 2016-2017 sezonunun son müzayedesi olan 40. Beyaz Çağdaş ve Modern Müzayedesi`nde önemli koleksiyonlardan derlenmiş 137 sanatçının 271 sıra dışı eseri yer alıyor. Beyaz Müzayede`deki yapıtlar, 25 Mayıs-3 Haziran tarihlerinde saat 10.00-20.00 arasında Beyaz Müzayede`nin Nişantaşı`ndaki sanat mekânı `Beyaz Space`de sanatseverlerin ziyaretine açık sergileniyor. Aziz Karadeniz tarafından yönetilecek olan 40. Beyaz Müzayede, 4 Haziran Pazar günü saat 13.30`da Maslak`ta Orjin Sanat Merkezi`nde gerçekleştirilecek.
sanat365.com/blog365

Engelsiz Filmler Festivali Beşinci Yaşını Kutluyor

12 Mayıs 2017 Cuma     389
Yılın önemli festival filmlerini engelli sinemaseverler ile buluşturan Engelsiz Filmler Festivali, bu yıl 5. kez kapılarını açıyor. Engelli bireylerin kültürel ve sosyal çevredeki özgürlüğünü savunmalarına ön ayak olan festival, sinemaseverler tarafından merakla bekleniyor. Geçtiğimiz yıllarda sadece Ankara`da gerçekleşen Engelsiz Filmler Festivali, bu yıl Ankara`nın yanı sıra İstanbul ve Eskişehir`de de sinemaseverlerle buluşacak. Medya sponsorları arasında Türkiye`nin sinema sitesi Sinemalar.com`un da yer aldığı 5. Engelsiz Filmler Festivali, ilk olarak 5 Mayıs`ta Eskişehir`de başlayacak ve festivalin ilk ayağı burada 7 Mayıs`ta sona erecek. Ardından 12-14 Mayıs tarihlerinde İstanbul`da yolculuğuna devam edecek olan festival, 18-23 Mayıs`ta Ankara`da yapacağı gösterimlerin ardından son bulacak. Eskişehir`de Taşbaşı Kültür ve Sanat Merkezi, İstanbul`da Boğaziçi Üniversitesi Sinema Salonu (SineBu) ve Ankara`da Çağdaş Sanatlar Merkezi ile Ulucanlar Cezaevi Sinema Salonu`nda gerçekleştirilecek olan gösterimlerin tamamı ücretsiz olacak. Geçtiğimiz yılın ses getiren uzun ve kısa 35 festival filmi, "Engelsiz Yarışma", "Türkiye Sineması", "Dünyadan", "Engel Tanımayan Filmler", "Uzun Lafın Kısası", "Çocuklar İçin", "Sinema Tarihinden", "Otizm Dostu Gösterim" adlı bölümler altında programda yer alacak. Görme engelliler için sesli betimleme, duyma engelliler için ise işaret dili ve ayrıntılı altyazı ile gösterilecek olan filmler sayesinde engelli bireylerin sinemayla aralarındaki mesafe kaldırılacak. Yeni filmlerin yanında Giuseppe Tornatore`nin Nuovo Cinema Paradiso ve Yılmaz Güney`in Sürü filmleri gibi klasikler de festival kapsamında gösterilecek. Festival kapsamında film gösterimlerinin yanı sıra söyleşiler ve atölyeler de düzenlenecek. Bu sene ilk kez "Sanal Gerçeklik (VR)" etkinliği ile izleyiciler sanal gözlük kullanarak interaktif bir deneyim yaşayacak. British Council işbirliğiyle düzenlenecek olan "Bakış Açısı Atölyesi" ile beden hareketi ve kamera hareketi arasındaki ilişki arasında köprü kurulacak. Ayrıca, "Kahramanların Animasyonu" atölyesinde çocuklar kendi betimledikleri karakterleri tasarlayarak küçük bir animasyon hazırlayacak.

ALIŞVERİŞ SEPETİM

Sepeti Kapat